2 Eylül 2013 Pazartesi

Google 'un İstanbul 'daki Çılgın Ofisi

Address

Google Advertising and Marketing Ltd. Sti.
Tekfen Tower Eski Büyükdere Caddesi No: 209
4 Levent 34394 Istanbul - Turkey
www.google.com

















Google 'un Tarihi

1996 yılında üniversite öğrencileri Larry Page ve Sergey Brin, BackRub adında bir arama motoru oluşturdular. Bu arama motorunun en önemli özelliği, arama botlarının girilen bir web sitesinin arka plandaki linklerini bulup, analiz edebilmesiydi. Backrub’ın ünü, o zamanlar sadece bulundukları kampüste yayılmıştı.

1998 yılında, Larry ve Sergey motorlarını daha da geliştirdikten sonra, arama motorlarının hafızaya aldığı verileri depolayacak yeterli miktarda sabit disk almak istiyorlardı. Ancak, yeterli paraları yoktu. İki kafadar, çok ucuza buldukları tam 1 terabytelık (1000GB) diskleri kredi kartlarıyla satın almışlardı.

Artık, bulundukları kabuğa sığmayan iki arkadaş, önce Yahoo’nun kurucusu ve sahibi David Filo’ya danıştılar. Filo, iki arkadaşın Google olarak adlandırdıkları arama motorlarının çalışma mekanizmasını çok beğendi. Ve Filo, iki kafadara bir arama motoru şirketi kurmalarını önerdi. Aynı günlerde, Sun Mycrosystems firmasının kurucusu Andy Bechtolshelm’le de görüşen Google tasarımcıları Bechtolshelm’in hem övgülerini, hem de 100.000$’lık çekini aldılar.
Ancak, Larry ve Sergey, bir firma sahibi olmadıkları için bu 100.000$’lık çeki hesaplarına aktaramadılar.

Tüm olup bitenlerin üzerine Larry Page ve Sergey Brin, Google Inc, adında bir firma kurmak üzerine karar aldılar.

Bütün yakınlarını gezen ve hedeflerini anlatan iki arkadaş, 1.000.000 $ bularak, firmalarının ilk adımlarını atmış oldular.

98’de, her gün yaklaşık 10000 arama miktarına ulaşan Google.com, aynı yılın Aralık ayında Pc Magazine dergisi tarafından Web’in en iyi 100 web sitesine arasında gösterildi.

99’da günlük arama miktarı 500.000’e ulaşan Google.com cirosunu 25.000.000$’a çıkarttı.

O zamanlardan beri gelişimini sürdüren Google, günümüzde en çok kullanılan arama motoru oldu.


www.google.comwww.tugbakulekci.com.tr 




28 Ağustos 2013 Çarşamba

Ücretsiz Backlink Veren Siteler

Ücretsiz Backlink Veren Siteler:

Logo Tasarımı


Şirketlerin kimliğini yansıtan en önemli görsel öğedir. Bu bakımdan logo bir şirketin vizyonu açısından oldukça önem taşımaktadır. Günümüzde şirketlerin sayısının her geçen gün artması logo tasarımına verilen önemin de artmasına neden olmuştur. Çünkü modern şirketler artık misyon kadar vizyonun yani dış görünümün de önemli olduğunu fark etmişlerdir. Bu nedenle görsellik bakımından en iyisini isteyen şirketler öncelikli olarak logo tasarımı üzerine yoğunlaşmışlardır.
Şirketlerin imzası olarak tanımlanabilecek logo şirket kimliğini üstlenmesi açısından başlangıç düzeyle yapılması ve tasarlatılması gereken bir semboldür. Çünkü şirketin yaptığı her iş bundan sonda o logo ile anılacaktır. İşte bu nedenledir ki ne kadar iyi bir logonuz varsa o kadar da iyi bir imaj ve görüntünüz var demektir.
Bu kadar önemli bir görevi olan logolar için günümüzde birçok şirket vardır. Bu şirketler müşteri ihtiyaçlarına ve şirketlerin amaçlarına uygun logolar hazırlamaktadırlar. Gelişen bilgisayar teknolojisinin getirdiği grafik tasarımı ile artık günümüzde çok daha görsel logolar tasarlamak mümkündür. Kaldı ki küçük çaplı web sitelerinin bile oldukça görsel logoları mevcuttur.
İşte siz de bir şirket olarak bu önemli öğeden feragat etmeyiniz ve bir an önce kurumsal logonuzu tasarlatınız.


İstanbullular Oto Servis

İSTANBULLULAR OTO SERVİS 

TARİHÇE
Şirketimiz 1995 yılından bu güne, 0 Km. Ithal ve 2.El Yüksek model Citroen,Peugeout basta olmak üzere otomotiv kategorisinde ve bu çıkma ve sıfır yedek parçalarda hizmet vermektedir. Firmamız, lüks kategorisinde yer alan otomobillerin satışını yapmaktadır.
Yüksek kar amacı gütmeden, müşteri memnuniyetini ön planda tutan kuruluşumuz, müşterinin istediği veya sipariş vermiş olduğu aracı en kısa zamanda temin etmektedir. Galerimiz her türlü hasara, felakete ve zarara karşı kaskoludur.
Her türlü binek otomobil ve suv tarzinda Avrupa ve Amerika'dan ithal araçlarımızın 0 km. siparişlerinizi verebilir, uygun ödeme şartları, banka kredisi ve takas imkanlarindan faydalanabilirsiniz.

MİSYONUMUZ
18 Yıldır faaliyet gösterdiğimiz rekabetin her geçen gün daha da arttığı otomotiv sektöründe kaliteli ürün seçeneklerini, tüketicinin ihtiyaçlarını kaliteli ürün ve fiyat dengesini maksimum düzeyde tutarak karşılayacak şekilde sunmaktır. Teknolojinin her geçen gün kendini yenileyerek tüketicinin tasarrufunu arttırıcı yeniliklerinden tüketiciyi haberdar etmektir.

VİZYONUMUZ
18 Yıldır İstanbullular Oto Servis olarak kaliteli hizmet anlayışı çerçevesinde, otomotiv sektöründe ürün kalitesini ve kurumdal kimliğini ispatlamış , bayiliklerini üstlendiğimiz firmalarla yaptığımız işbirliği ile tüketiciyle el ele büyümek hedefindeyiz.

İSTANBULLULAR OTO SERVİS OLARAK İLKELERİMİZ ;
Faaliyetlerimizi yürütürken toplum yararını göz önünde bulundurmak...
Dürüst, açık ve tutarlı olmak...
Müşteri odaklı olmak...
Pozitif ve güler yüzlü olmak...
Kaliteden ödün vermemek...
Sektöründe yenilikçi ve önder olmak amacını taşıyoruz...

İSTANBULLULAR OTO SERVİS OLARAK HEDEFLERİMİZ ;
İstanbullular Oto Servis sektöründe en iyiyi hedeflemektedir.
En iyi satış öncesi, satış ve satış sonrası hizmeti vermek amacındayız.
Otomotiv sektörünün standartlarını daima daha iyiye taşımak İstanbullular Oto Servis ‘in vaz geçilmez hedefidir.
İstanbullular Oto Servis 'in hedeflerini yüksekte tutarak örnek alınan şirket olmayı hedeflemektedir.


Twitter : @IstanbulluOto 






20 Ağustos 2013 Salı

Çağdaş Türk Grafik Tasarımcıları

Türkiye'de Grafik Tasarım 

Grafik tasarım kavramı baskı sanatı ve teknolojisinden ayrı düşünmek olanaksızdır. Bu nedenle Türkiye'de ilk kurulan basım evinin Türk grafik sanatının ilk filizlendiği ortam olduğunu söylemek yalnış olmayacaktır. İstanbul, Türkiye'de iş ve kültür hayatının, dolayısıyla grafik tasarım mesleğinin de merkezidir. Görsel açıdan uyarıcı bir ortamın Türkiye tasarımcılarının çoğunun toplandığı yer olması şaşırtıcı değildir.Grafik tasarım mesleğinin gelişiminden önce gelen kişiliklerden biri; Yurdaer Altıntaş ve çalışma arkadaşları tarafından kurulan, Türk tasarımcılarını temsil eden profesyonel kurum; Grafikerler Meslek Kuruluşu da İstanbul'da dır. Türk grafik tasarımının kendi kişiliğini bulması için belki biraz daha zaman gerekiyor. Toplumsal kültürün görsel anlatım ve iletişim biçimlerine uyum sağlayamaması, basılı iletişim teknolojisinin ülkemize oldukça geç girmiş olması, grafik tasarım eğitimini diğer görsel sanat dallarına göre henüz emekleme döneminde olması gibi nedenler; Türk tasarımcıların uluslar arası düzeyde söz sahibi olmasını geciktirmektedir. Piyasadan yetişerek belirli zanaatçı deneyimini kazanan, ama tasarım eğitimi ve kültüründen yoksun bir çok "meslektaşımız" uzun yıllar Türk grafik tasarımına yön vermiştir.Bunun sonucunda, belirli bir temele; kavrama ya da bakış açısına dayanmayan, görsel efekt ve süslemelerle dolu, iletişim işlevinden göz ardı edildiği grafik ürünler ortaya çıkmış ve çıkmaktadır.Bu olumsuz tabloyu düzeltecek yegane gücün; tasarım eğitimi almış, grafik tasarım problemlerine kavramsal açıdan yaklaşabilen ve iletişimi grafik tasarımın ayrılmaz bir parçası olarak ele alan genç grafik tasarımcıları olduğuna inanıyoruz.

www.tugbakulekci.com.tr

Grafik Tasarım




Grafik Tasarım, görsel bir iletişim sanatıdır. Birinci işlevi de, bir mesaj iletmek ya da bir ürün ya da hizmeti tanıtmaktır. Grafik tasarım terimi ilk kez 20.yyın ilk yarısında metal kalıplara oyularak yazılan ve çizilen ve daha sonra da çoğaltılmak üzere basılan görsel malzemeler için kullanılmıştır. Teknoloji geliştikçe, sadece malzemeler değil, film aracılığıyla perdeye yansıtılan, video ile ekrana gönderilen ve bilgisayarlar yardımı ile üretilen görsel malzemeler de grafik tasarımın kapsamının, içine girmiş ve bu terimin anlamı genişlemiştir. Bugünün grafik tasarımcısı; kaligrafi sanatçılarının, baskı ustalarının ve zanaatçılarının geleneğini sürdüren bir meslek adamıdır.Tasarım, bir problemin çözümü demektir. Tasarımcı belirli bir mesaj, belirli bir hikaye aktarırken, yine belirli bir parasal, fiziksel ve psikolojik sınırlamalarla karşı karşıya kalır. Bütün bu sınırlamalara rağmen tasarımcı, hedef kitleye söz konusu mesajı doğru ve etkili bir biçimde aktarmak zorundadır.
İletişim, grafik tasarımın hayati unsurudur. Zaten, grafik tasarımı bu denli ilginç, dinamik ve çağdaş kılan şey de iletişime yönelik olmasıdır. Tasarımcı; güncel bir bilgiyi, çağdaş bir beğeni anlayışı içinde ve yine çağdaş araç ve malzemelerle sunmak zorundadır. Bu nedenle de yeni eğilimleri, teknolojik buluşları ve yaşadığı dönem içinde tartışılan sanatsal, felsefi, politik, sosyolojik vb. sorunları yakından izlemelidir.
Tasarım eğitimi bir yaşam boyu sürer. Çünkü sürekli değişim, sürekli bir yenilemeyi de beraberinde getirecektir.



grafik tasarım

Google da 1.sayfa da 1.sıra da web sitesi

 SEO’nun size getirileri tahmin edemeyeceğiniz derecede yüksektir. Örneğin bir A firmasının sahibisiniz. Türkiye için konuşursak A firması diye arama motorlarında aratıldığında sizin Siteniz İlk sırada ya da ön sırada çıkıyor. Hemen aklınızda Seo’ya neden gerek duyayım gibi bir düşünce oluşabilir. Buraya kadar Seo’ya gerek olmayabilir. Sizi bilenler zaten sizi buluyorlar. Peki ya bilmeyen milyonlarca internet kullanıcısı sizden nasıl haberdar olabilir? Burada seo devreye girer. Örneğin bu A firmasının yaptığı iş B adında bir maddenin imalatı olabilir, satışı olabilir vb. Sizden haberdar olmayan bir kişi bu B maddesine ulaşmak için arama motoruna B maddesi yazar ve bu maddeyi pazarlayan rakipleriniz Seo yönüyle sizin önünüzde çıkarak kullanıcıya kendisini gösterecektir. Ve bu kişi artık rakip firmanızla çalışmaya başlayacak ve belki yıllarca B maddesi teminine ihtiyaç duyacaktır. Her ihtiyaç duyduğunda da arama yapmak zorunda kalmayacaktır. Çünkü zaten anlaştığı, sürekli alışveriş yaptığı bir firma bilgisi o kişide mevcut. Peki B maddesi yazıldığında ön planda siz çıkarak bu kişilere kendinizi gösterebilseydiniz, hizmetlerinizden haberdar olmasını sağlayabilseydiniz durum böyle mi olacaktı? Hayır tabi ki de. Müşteri sayınız katlanacaktı. Buna paralel olarak da kazancınıza kazanç katacaktınız. Marka bilinirliğiniz artacaktı.

www.tugbakulekci.com.tr

google optimizasyon seo tuğba külekçi




Google Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) Neden Gerekli?


   SEO kelime anlamı olarak “Search Engine Optimization (Arama Motoru Optimizasyonu)” deyiminin baş harflerinden oluşmaktadır. 
Günümüzde seo denince akla gelen ise; Arama Motorlarında sitelerinize daha çok ziyaretçi çekmek ya da belirli kelime aramalarında üst sıralarda çıkmak için kullanılan yöntemler topluluğudur. İnternet kullanımının yaygınlaşması ve insanların artık internette aradıklarını bulmakta zorlandıkları bu dönemde arama motorlarının da önemi oldukça artmıştır. Bilinen yüzlerce arama motoru mevcuttur.

    * SEO İle arama motoru optimizasyonu ile ilk sayfada olmanızı sağlar
    * SEO İle Doğru müşteri sitenizi bulacaktır.
    * SEO İle Bir kere yapıldıktan sonra üzün süre başarı sağlanır.
    * SEO İle Daha çok kullanıcıya ulaşırsınız.
    * SEO İle İnternette rakiplerinizin önüne geçmesini sağlar.
    * SEO İle Reklam veriyorsanız için tıklama başına maliyetiniz düşecektir.
    * SEO İle Daha çok arama metninde (keyword) kullanıcılara ulaşmanız sağlanır.
    * SEO İle Marka bilinilirliğiniz artar.



Mobil Uygulama


Mobil uygulamalar modern yeni yüzyılla birlikte ortaya çıkmış akıllı telefonlar tarafından kullanılan bir sistemdir.Mobil uygulamalar sayesinde bir çok alanda hızlı ve zahmetsiz işler yapmaktayız. Kişilerin ihtiyaçlarını hızlı karşılamak ve firmalarla olan iletişimlerin hızlı sağlanması adına bir çok mobil uygulama ortaya çıkmıştır. Tüm bu uygulamaların ortaya çıkışında elbette akıllı telefonların hızlı gelişimi de etkili olmuştur.

Mobil uygulamaları incelediğimizde en çok göze çarpan uygulamalar bankacılık ve anlık iletişim uygulamalarıdır. Tabi bunların yanında eğlence ve medya uygulamaları da vardır.
Tüm bu uygulamaların üretimindeki temel amaçlara bakacak olursak kişilerin daha özgür ve kolayca işlerini halletmesi ve boş zamanlarını daha kaliteli geçirmesi arzusu etkili olmuştur.
Firma sahiplerinin ve sosyal medya internet sitesi sahiplerinin kullanıcılarına sunduğu hizmetleri daha geniş kitlelere yayması ve bu işlem sırasında bilgisayar başında durma gereksinimini ortadan kaldırması çok önemlidir. Bu sebeple bir çok firma artık mobil uygulamalar yaptırmanın ve bu uygulamaları ANDROİD, İOS (iPhone ), SYMBİAN gibi akıllı telefon işletim sistemlerine uygun hale getirerek müşterilerine sunmanın öneminin farkındadır.

Tuğba Külekçi Tasarım ve Yazılım Geliştirme Merkezi; iPhone, Android, Windows Mobile, BlackBerry uygulama geliştirme hizmetlerini sunmaktadır. En çok talep edilen uygulama her ne kadar iPhone için gelse de, son zamanlarda Android işletim sistemi için de çok sayıda talep gelmektedir.

Sizde mobil uygulama yaptırmak istiyorsanız.?

www.tugbakulekci.com.tr





E-Ticaret Sitesi


   E-Ticaret Kelime anlamı olarak ticaretin elektronik versiyonudur. E-Ticaret, son yıllarda hızla büyümekte olan pastaya sahip ve çok büyük firmaların dahi bu pastalardan dilimlerini almaları için ciddi yoğun çalışmalar verdiği bir sektördür. Bu sektörde ürün veya hizmet satarak ciddi boyutlarda kazanç elde etmek mümkündür. Bu kazançlar ürün ve hizmet fiyatlarınızdaki uygunluk, size ulaşabilen müşteri potansiyelinin fazlalığı ile paralel oranda artış göstermektedir. Pazarlama çok önemlidir. Gündelik ticaretten farklı olarak hiç görmediğiniz insanları sitenizdeki bilgiler ve sunumlar aracılığıyla ikna ederek ürün veya hizmet satarsınız ve karşılığında kazanç sağlarsınız. Bu konuda da size yardımcı olan ve bu işte uzman olan bir ekibin size danışmanlık yapması gerekmektedir.

Danışmanlığın en önemli faydaları; ziyaretçi potansiyelinizi yükseltmek ve sunumunuzu kaliteli ve ikna edici şekilde dizayn etmenizi sağlayarak bu ziyaretçilerden bir müşteri potansiyeli oluşturmanızı sağlamaktır. Siz de bu büyük pastada yerinizi almak için ya da zaten yerinizi almışsanız size düşen dilimi büyütmek için bizimle iletişime geçiniz.





Web Tasarım

   Web sitesi tasarımı için profesyonel hizmet olan; internet şuan bilgi paylaşımının ve araştırılmasının en popüler yoludur.Diğer reklam yöntemlerine bakıldığında en geniş ve gelir seviyesi yüksek kitleye hitap edebileceğiniz tek reklam aracıdır.Dünya da pazarlama oyununun kuralları değişiyor.Tüketici sonsuz alternatifler arasında artık kontrolü ele geçirmiş durumda.Ve en önemlisi tüm dünya da yeni nesil, internet ile büyüyor.Artık hemen hemen tüm işlerimizde interneti kullanmak gerekli olmakla birlikte, onu kullanma eğilimlerimizde de önemli artışlar olmuştur.Şimdilerde neredeyse herkeste internet aboneliği sıradanlaşmıştır, işlerimizi kolaylaştırması, zaman tasarrufu sağlaması, işlerimizin kontrolünün takip edilmesi, iletişimi ucuzlatması, hızlandırma sağlaması yadsınamaz bir gerçektir.İnternet bilgiye de hızlı, ucuz ve kolay ulaşmanın da önemli bir yolu haline gelmiştir.

Sizde bir web sitesi sahibi olarak,
*Ürün veya hizmetleinizin içeriği ve de fiyatları hakkında bilgi verebilirsiniz.
*Müşterinin size gelmesine gerek kalmadan siz müşteriye ulaşmış olursunuz.
*Müşteri portföyünüzü genişletebilirsiniz.
*Reklam ve pazarlama anlayışınızı geliştirebilirsiniz.
Hala bir Web siteniz yok mu? Mevcut web siteniz ihtiyaçlarınızı karşılamıyor mu?
Google Arama Motorunda (seo) web siteniz çıkmıyor mu?
Ürünlerinizi internetteki sanal mağazanız üzerinden satmak mı istiyorsunuz?
İnternet pazarında yerinizi alıp web sitenizi hedeflediğiniz yerlere getirmek ve bu alanda fark yaratmak istiyorsanız doğru yerdesiniz.

Başlıca Hizmetler;
* Web Site Tasarımı
* E-ticaret Sitesi
* Mobil Uygulama
* Google Arama Motoru Optimizasyonu (SEO)
* Grafik Tasarım
* Logo & Amblem Tasarımı
* 3 Boyutlu Tasarım
* Sosyal Medya Danışmanlığı

23 Temmuz 2013 Salı

En Çok Zarar Veren Virüs

Birkaç kod satırı ,dünya çapında pek çok bilgisayarı saf dışı bırakmak için yeterli. İşte, 100 milyar dolar zarara neden olmuş dünyanın en tehlikeli on virüsü.

1- Mydoom
2-Blaster
3-Conficker
4-I love you
5-Sasser
6-Code red
7-Sobig.f
8-Sql slammer
9-Melissa
10-Nimda

www.tugbakulekci.com.tr 



10 Temmuz 2013 Çarşamba

Şifalı Bitkiler Hindiba

HİNDİBA


  
    
Yöresel adları: Radika, arslandişi

Bitki özellikleri: Her tür toprakta yetişebilir. Bahçe çimlerinin arasında bile görülebilir. Uzun yapraklar rozet biçiminde, hemen toprağın üstünde toplanmıştır,  kenarları derin loplu ve dişlidir. İçi boş olan uzun sapın ucunda sarı bir çiçeği vardır. Çiçek solduğunda, yerine oluşan tohum başağı, beyaz ve yuvarlak bir tüy topunu andırır. Mart-mayıs aylarında çiçeklenir. Sap ve yaprakların hafif acımsı bir tadı vardır.

Bileşim: Vitaminler, acı maddeler, triterpen, sterol, carotin, flavon, tanen, mineraller(bolca kalsiyum), uçucu yağlar, inulin.

Toplama ve hazırlama: Nisan-mayıs aylarında, köküyle birlikte çıkarılır. Gölgelik ve havadar bir yere asılarak kurutulur. Daha sonra, kök ve yapraklar ince kıyılarak kullanıma hazırlanır. Ama o her mevsimde taze olarak da toplanarak, salatalarda kullanılır.

Kullanım alanları ve biçimleri: Hindiba, genel anlamda böbreklerin ve karaciğerin çalışma kapasitesini fevkalade yükseltir.






Şifalı Bitkiler Çörekotu

ÇÖREK OTU


 
Diğer isimler
Roman coriander (Roman kişnişi).
Nutmeg Flower (küçük Hindistan cevizi çiçeği).
Fransızca: Quatre épices. Toute épice: pot çimeni
Almanca:  Schwarzkummel.

Kullanılan bölümleri
 tohumları ve otu.
  
  Çörek otu (veya küçük hindistancevizi çiçeği), Asya’ya özgü, bir yıllık ömrü olan küçük bir bitkidir. Sınırlı sayıda olmak üzere Güney Avrupa’da yetiştirilir ve diğer kısımları dünyanın bazı diğer yerlerinde bulunur.

  Romalılar arasında, yemeklik olarak çok değerli olduğundan, çörek otunun isimlerinden biride Roman kişnişidir.

  Fransızlar, bu bitkinin tohumlarını pişirmek için kullandığı için de quatre épices or toute épice adı altında bilirler. Fransızlar, çörek otunu eskiden biber yerine kullanırlardı.

Tanım

Bu bitki biraz sert, dimdik, dalları ayrık ve tanelidir. Yapraklarının dipleri gri-yeşil ve çiçeklerin ucu gri-mavi ve gerisi yabansıdır. Tohum damarları dişlidir. Biraz küçük olmasıyla beraber tohumları dolgun ve basıktır. Geneli 3 köşeli olmak üzere iki tarafı yassı ve bombeli bir şekildedir. Siyah veya kahverengi haricinde, beyaz olanın içerisi yağlı ve dayanıklıdır. Hint cevizine benzer hoş, güzel bir kokusu ve keskin baharatlı bir tadı vardır.


Tıbbi etkisi ve kullanımı

  Hindistanda, çörek otu tohumlarını, emmenagogue, canlandırıcı ve diyaforetik *(eczacılıkta ‘fitoterapi’ : terlemeyi arttıran madde) olarak kullanırlardı ve süt salgılamayı arttırdığına inanırlardı. Aynı zamanda çörek otunu, adjuvan, *(eczacılıkta ‘fitoterapi’ : 1. destekleyen, yardım eden 2. bir bitkisel preparatta esas droğun etkisini kuvvetlendiren etki (sinerjik etki) gösteren yardımcı drog), pürgatif, *( peristaltik hareketleri arttırarak bağırsakların boşalmasını sağlayan, güçlü etkiye sahip bir madde) ve tonik ilaçlar olarak kullanırlardı.

  Doğu ülkelerde yaygın bir şekilde yemeklerde lezzet verici bir baharat olarak kullanılırdı. Mısırlılarda yaygın olarak ekmeklerinde kullanırlardı ve bereketli bir besi olduğuna inanarak, keke benzer şekerlemelerine çörek otu koyarlardı. Hindistanda, aynı zamanda haşaratlardan uzak tutmak için, çamaşırlarının arasına çörek otu koyarlardı. Ve oranın yerli doktorları, çörek otunu tıbbi olarak, karın gazı giderici, hazımsızlık ve bağırsak hastalıkları tedavisinde kullanırlar. 






Şifalı Bitkiler Biberiye

BİBERİYE 


    Bu bitkinin Latince adı, Rosmarinus officinalis’dir ve  deniz nemi anlamına gelir. Çünkü biberiye genellikle deniz kıyısında yetişir. Biberiye, antik Romalılar tarafından tütsü olarak kullanılırdı ve bir efsaneye göre Hz. İsa bebekken bir biberiye çalılığının altında korunmuştur.
   
    Romalılıar biberiyeyi defin törenlerinde kullanmayı orta çağa kadar sürdürmüşlerdir. Örf ve adetleri gereği cenaze törenlerinde biberiye dallarını tabutun üstüne koyarlardı. Biberiye yağının iltihaplı hastalıkları tedavi ettiğini zannederlerdi. Bir biberiye filizi düğme iliğine konulursa iyi şans getirdiği ve hafızayı güçlendirdiği söylenir.

    Biberiye çiçeklerinin neden mavi olduğuna dair efsanevi ve güzel bir hikayesi vardır. Mısır’da kutsal bir ailenin bezgin kızı olan Mary pelerinini biberiyenin beyaz çiçekleri üzerine örtmüş. Mary’nin peleriniyle çiçekler mucizevi olarak değişerek mavi renkte olmuş. Biberiyenin İspanyolca adı romero ya da hacıların bitkisidir. Nebati olarak beyaz çiçek türleri vardır fakat gölgede mavi çiçektirler.






Şifalı Bitkiler Anason

ANASON


Kullanım alanları ve biçimleri: Anason öncelikle gaz söktürücü, mideyi güçlendirici ve öksürüğü yatıştırıcı olarak kullanılmalıdır. Süreklihıçkırıklarda bir bardak anason çayı denenebilir. İştah açıcı, mideyi rahatlatıcı, yatıştırıcı ve sindirimi kolaylaştırıcı olarak kullanılabilir.Uykusuzluğa karşı da denenebilir. Bebeklere ve küçük çocuklara gaz sıkıntılarında ve öksürüklerde anason çayı içirilmelidir. Tadı ve kokusu hoş olmayan bitki çaylarına veya bitkisel kaynaklı ilaçlara aroma katkısı olarak da kullanılabilir. Anason çayı, yeterli olmayan anne sütünü arttırır.Başlangıçta, mide şişkinliğine ve gazına karşı anasonun yararlarından söz edilmişti. Evet, anason bu alanda oldukça rahatlatıcıdır, ama frenk kimyonu ondan da etkilidir. Öksürük tedavisinde de, anasondan önce rezene gelir. Belki anason etkinlik açısından bu iki bitkinin gerisinde kalabilir, ama onun öne çıkan özelliği de, tadının çok iyi olmasıdır. Bu nedenle, yetişkinler ve çocuklar için mide şişkinliği ve gazına karşı hazırlanacak çaylarda, bu üç bitkinin eşit oranda karıştırılarak kullanılması çok daha yararlı olacaktır.



Anason çayı: Havanda hafifçe ezilmiş 1-2 çay kaşığı dolusu anason, 1 bardak kaynar suyla haşlanır ve demlenmesi için 8-10 dakika beklendikten sonra süzülür. Öksürüğe karşı, günde 2-4 bardak çay, bal ile tatlandırılarak içilir. Mide şişkinliğine karşı yine günde 2-3 bardak çay, tatlandırılmadan içilmelidir. Anasonun havanda hafifçe ezme işlemi, her çay demlenmesinde taze olarak yapılmalıdır.

Yan etkiler: Çok ender olmakla birlikte, solunum yolları veya sindirim organları alerjisi görülebilir. Bu durumda çay kullanımını kesmek gerekir. Başka hiçbir yan etkisi yoktur.

     Anason neye iyi geliyor

Anason hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı artırır. Kusmaları ve ishali keser. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Ancak, aybaşı kanamaları ve hamilelik döneminde kullanılmaz. Anne sütünü artırır. Sinirleri yatıştırır. Migren ağrılarını keser. Beyin yorgunluğunu giderir. Uyku verir. Kalbi kuvvetlendirir. Kan dolaşımının düzenli olmasını sağlar. Cinsel arzuları kamçılar. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikayetleri giderir. Öksürüğü keser. Yaşlılarda meme sarkmasını önler. Fazla miktarda kullanıldığı zaman uyuşukluk verir.




Şifalı Bitkiler Adaçayı

                                        ADAÇAYI


Ada çayı (Salvia), Diş otu veya Meryemiye olarak da bilinir, ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasından Salvia cinsini oluşturan kokulu bitkilere verilen ad. Bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de çokça yetişir. Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının kurusu çay gibi haşlanarak içildiği gibi, et yemeklerine koku ve lezzet vermek için de kullanılır. Özellikle karaciğer, ördek, kaz, tavuk ve av hayvanlannın kızartmalannda çok hoş bir koku ve tat verdiği için kullanılir. Avrupa ülkelerinin mutfaklannda kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandınlmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde çok kullanılır.

Adaçayı 30-70 cm boyunda olan bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak, ıtırlı bir koku yayarlar. Bahçe ada çayı, güneşli bir yerde yetiştirilmelidir. Don olayına karşı duyarlı olduğu için, kış boyunca çam dalları ile örtülmesi doğru olur. Ülkemizde İzmir bölgesinde bahçe adaçayı yetiştirilmektedir. Bir başka tür olan çayır ada çayı (Salvia pratensis), çayırlarda, bayırlarda ve meralarda yetişir. Çevresine ıtırlı hoş bir koku yayan mavi–menekşe renkli çiçeklerin pırıltısı uzaklardan seçilebilir. Çayır ada çayı (Anadolu adaçayı) batı ve güney-batı Anadolu'da bol olarak yetişmektedir. Anadolu ada çayından "elma yağı" veya "acı elma yağı" denilen yağ da üretilmektedir. Bu tür adaçayı da kimyasal yapı ve tedavi etkisi bakımından tıbbi (bahçe) adaçayına benzemektedir.


Adaçayının Faydası


Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok yaralıdır. Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe, canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabilir. Pek çok doktorun, ada çayının değerli özelliklerini artık iyice tanımış olduklarını biliyoruz (Referans1: M.Treben). Onu kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük bir başarıyla kullanıyorlar. Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir. Ada çayı, hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder. Kan temizleyici etkisi vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır. Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, gazların dışkılanmasını sağlar. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcıdır. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanır. Ada çayı, dıştan uygulandığında, yaprağın tozu uygulanır. Ada çayı dıştan uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle önerilir. Eğer zamanında adaçayı kullanılmış olsaydı, pek çok çocukta ve yetişkinde bademcik ameliyatına gerek kalmayabilirdi. Bedenimizin polisleri olarak, zehirli maddeleri yakalayan ve zararsız hale getiren bademcikler alındığında, ağızdan giren zararlı maddeler doğruca böbreklere ulaşırlar. Ada çayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da (Çalkalama ve Gargara) başarıyla kullanılabilir veya bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır. Ayrıca dıştan kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanısıra yara kompresi olarak da kullanılabilir. Sinirli ve yorgun olan kişiler ve dölyatağı (rahim) hastalığı çeken kadınlar arada sırada ada çayı oturma banyoları almalıdırlar. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilir. Bu çay, tahriş kaynaklı öksürüklerde de başarılıdır.








Taç Çelik Kapı - Yangın Kapısı

Taç Çelik Kapı - Yangın Kapısı

Taç çelik kapı, 2003 yılından bugüne kadar ürettiği çelik kapı , yangın kapısı ve bina giriş kapılarıyla hizmet vermektedir. Taç çelik kapı; ürettiği yangın kapılarıyla evlerin, işyerlerinin ve kapalı ortamların güvenliğini sağlamaktadır. Taç çelik kapı; Yangın Kapısı imalatında, güvenlik için gereken hassasiyetle birlikte yüksek kalite imalat teknikleri ile kusursuzca üretim yapmaktadır.  Apartmandan , sitelere, hastanelerden iş merkezlerine, havaalanlarından plazalara kadar her alandaki yapılara yapılan tüm montajlarda en ince ayrıntılar düşünülerek maksimum fayda sağlanacak şekilde uygulanmaktadır.

http://www.taccelikkapi.com ,   http://www.tugbakulekci.com.tr

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Haziran 2013 ayında google da en çok aranan 15 kelime

2013 Haziran ayında google da  en çok aranan 15 kelime


1_ Haber
2_ Oyun
3_ Tatil
4_ Emlak
5_ Bilet
6_ Sohbet
7_ Fırsat
8_ Araba
9_ Saat
10 _ Bebek
11_ İlan
12_ Film
13_ Altın
14_ Spor
15_ Hediye


www.tugbakulekci.com.tr/web-tasarim.html







21 Mayıs 2013 Salı

Saç Dökülmesi



SAÇIN BÜYÜME DÖNGÜSÜ

Saçın büyüme periyodları  birbirini izleyen dönemler halindedir. Saçın döngüsü anajen, katajen ve telojen olarak adlandırılan 3 fazdan oluşur. Aktif büyüme dönemini (katajen faz) ve hemen arkasından da dinlenme dönemi (telojen faz) görülür. Ömürlerini tamamlamış olan saçlar dökülür ve dökülen saçlarn yerine, yeni sağlıklı saçlar çıkar. Bu saç döngüsü neticesinde günde ortalama 100 saç telinin dökülmesi normal karşılanmalıdır.

SAÇ DÖKÜLMESİ

Saç dökülmesi hemen hemen tüm insanların hayatlarının belirli bir döneminde karşılaştıkları, çok sık rastlanan bir problemdir. Erkeklerde daha sık görülen saç dökülmesi, genellikle 25 yaşlarında başlar ve tüm erkeklerin %70'e yakınını hayatları boyunca etkiler. Bireysel olarak değişik hızlarda seyreden saç dökülmesi, alın saç çizgisinin geriye doğru çekilmesi, ön ve tepe bölgesindeki saçların incelerek seyrelmesi ile başlar. Zamanla tüm tepe bölgesinin açılmasına kadar ilerleyebilir. Dış görünümün çok önemli bir bölümünü oluşturan saçlardaki bu kayıplar, fiziksel sorunlar kadar, ciddi psikolojik sorunların da ortaya çıkmasına neden olabilir.








Saçlar Neden Dökülür?


Çevresel faktörler, hava kirliliği, stres, yorgunluk, yetersiz beslenme, kronik hastalıklar, kullanılan bazı ilaçlar, hormonal nedenler, genetik yatkınlık ve saça uygulanan kozmetik ürünlerdeki zararlı kimyasal maddeler gibi çok çeşitli nedenlerle, teli sayısı arttıysa ve saçların sağlıksızlaştığı, yoğunluğunun azaldığı hissediliyorsa, dikkate alınması gereken bir saç dökülme problemi söz konusudur.


SAÇ DÖKÜLMESİ VE STRES

İş kaybı, sınav kaygısı vb.faktörlerden kaynaklanan stres, saç dökülmesi sorununun yaşanmasına  neden olabilir.

www.tugbakulekci.com.tr/web-tasarim.html




Saçlar Neden Kepeklenir?



 SAÇLAR NEDEN KEPEKLENİR?

Normalde, saç derisinin kendini yenileme sürecinde, derinin üst tabakasından dökülen hücreler gözle görülemeyecek kadar küçüktür.  İç ve dış faktörlere bağlı olarak meydana gelen birtakım olaylar sonucunda saçlı deride hücre sayısında artış ve dökülme sürecinde hızlanma meydana gelir. Buna bağlı olarak , dökülen hücreler daha büyük parçalar haline gelir ve 'kepek' olarak saç derisi yüzeyinde gözle görülebilir.


http://www.tugbakulekci.com.tr/web-tasarim.html