22 Ekim 2014 Çarşamba

Domain - Alan Adı Satın Alırken Nelere Dikkat Etmeli?

1. Üst Seviye Alan Adı
Üst Seviye Alan Adı ya da .com, .net, .org gibi uzantılar, alan adlarının değerleri üzerinde
büyük etkilere sahiptir, yine de her uzantı her terim ile ya da her pazar ile uyumlu olmayabilir.
İdeal olarak alakalandırılabilen ve karşılaştırılabilir her alan adı sadece kayıtlı olmamalı aynı
zamanda sitelerin içerisinde tam anlamıyla geliştirilmelidir. Bu da bu alandaki talebin yüksek
olduğunu ve potansiyel alıcıların bu alan adı için aslında çok az alternatifi olduğunu
göstermektedir. Sonuçların gözler önüne sunduğu bu durum değeri şu andaki pazar fiyatından
daha yükseğe çekecektir.
Çoğu alan adının ilgili uzantılarına tekabül eden alan adları hali hazırda kayıtlı olmakla beraber
geliştirilmiş sitelerdir. Bu yüzden ilgili alan adının değeri üzerinde bu durumun olumlu bir etkisi
bulunmaktadır.

2. Uzunluk
Satılan alan adları üzerinde yapmış olduğumuz araştırma göstermekte ki 2-7 harf arasında
değişen kısa alan adlarının değerleri pazardaki en yüksek değerleri kapsama eğilimi gösterirken
10 karakter ve üzerindeki alan adları da kısa olan alan adları ile karşılaştırıldığında daha düşük
değerler ile elden çıkarılıyorlar.
20 karakter üzerindeki alan adları hantal ve kullanışsız oldukları için daha kısa alan adlarından
daha ucuz fiyatlara elden çıkarılabiliyorlar.
Alan adınız ile ilgili terim ile ilgili bir yorumda bulunacak olursak, akılda kalıcı olması belki de ilk
dikkat etmemiz gereken husus. Genellikle insanlar arasında en çok akılda kalan alan
adları tek kelimelik ya da halk arasında kullanılan deyimleri içeren alan adları olmakta.

3. Dilbilimsel ve Sesbilimsel Uyumluluk
Dil bilimsel açıdan bakacak olursak Türkçe dilinde anlamlı bir kelimeye
karşılık geldiği için değerli kabul edilmektedir.
Sesbilimsel açıdan telaffuz edilebilir olması önemli bir artıdır.
Anlambilimsel açıdan ise herhangi bir olumsuzluk ifade etmemesi de önemlidir.

4. Yazım Yanlışlarına Karşı Duyarlılık
Şirketler, çevrim içi duruşlarını oluşturmak için genellikle geniş bir alan adı yelpazesine
sahiptirler. Bu genel olarak alan adı portföyü olarak isimlendirir. Sonuç olarak şirketler elde
edebilecekleri bütün alan adlarının heceleme varyasyonlar dair elinde tutmaya çalışır ve
portföylerine katarlar.
Bazı durumlarda ise durum böyle olmayabilir ve alan adı portföylerindeki açıklara müsamaha
gösterilebilir.
Tabi ki bu gibi açıklar trafik sapmalarına da sebep olur. Pratik olarak şirketler sadece bir alan
adının sadece bir varyasyonu üzerine odaklanan şirketler, nihai kullanıcılarının diğer alan
adlarına ve bunun sonucu olarak yanlış sitelere yönlendirilmelerinden dolayı, büyük miktarlarda
trafik kayıplarına uğrarlar.
Trafik sapmaları temelde iki ana sebepten olayı gerçekleşir. Birincisi yazım hatalarından
kaynaklanan trafik sapmaları iken ikincisi de uzantıların yanlış girilmesinden kaynaklanır. Birinci
tip trafik sapmasını engellemek için alan adınızın kolay hecelenebilir olmasından emin olmanız
gerekmektedir. İkinci tip trafik sapmasını engellemek için ise alan adının hedeflenen müşteri
pazarına uygun bir uzantıyla alınması doğru olacaktır.

5. Yasal Durumlar
Yasal gereksinimler ve yasal yetki alanı nitelikleri alan adlarının alım satımı üzerindeki ve
kaydı üzerindeki bir çok şey üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bir alan adı üzerinde bir marka
ihlali gerçekleştirilmediği ve garip ifadeler kullanılmadığı sürece yasal sorunlar genellikle ortaya
çıkmamaktadır.
Bir alan adının sahipliği konusunda potansiyel bir marka çatışması söz konusu olduğu
durumlarda, bu alan adının değeri üzerinde ciddi bir etkisi olmaktadır.
Jenerik alan adları eşi olmayan markalandırılabilir alan adlarına göre marka çatışmalarına karşı
daha sağlam bir duruş sergiledikleri için bu gibi durumlarda daha avantajlı bir duruma
sahiptirler. Fakat bazı istisnai durumlar da jenerik alan adları da bu konuda problem
yaşatabilirler.
Benzer bir şekilde ilgili alan adlarının gelecekte olası bir marka çatışması durumuna açık olması
ya da geçmişte buna benzer bir şekilde bir durum altına girmesi de değerini aynı şekilde
etkilemektedir.

6.Uluslararası Kullanım
Bir alan adının uluslararası da kullanılabiliyor olması büyük bir değer taşımaktadır.
Bu özellik olmazsa olmaz bir durumu olmamasına rağmen alan adının değeri üzerinde ciddi bir
etkiye sahiptir. Kullanılan dil ve uzantı bir alan adının uluslararası kullanımı etkileyen bir
faktördür.
Fakat .org ve .net uzantılarının yarattığı imaj .com uzantısının katacağı gelişmişliğe sahip
değildir. Bu yüzden ilgili alan adınız kendisinin .com uzantılı muadilinden daha az bir değere
sahiptir.

7. Arama Motoru Popülaritesi
Popüler arama terimlerini içeren alan adları genelde arama sonuçlarında daha iyi yerlerde yer
almaları bakımından, avantajlı konumdadırlar. Arama motoru algoritmaları popüler arama
terimlerini ve anahtar kelimeleri içeren alan adlarına daha fazla şans tanıyacak şekilde
hazırlanır. Örneğin Google ya da Yahoo gibi arama motorlarına “bir” yazar ve arama
yaparsanız, sonuçlar çoğunlukla içinde “bir” kelimesi geçen alan adlarından oluşacaktır.
Bazı arama motorları daha çok alaka düzeyi üzerinde durdukları için alan adlarının da ilgili
anahtar kelimelerle olan alaka düzeyleri arama motoru sonuçlarını etkilemektedir.
Bu durumun bir diğer örneği “ www.tugbakulekci.com.tr ” gibi bir araması girildikten sonra sonuçların bu iki sayfa üzerinde yoğunlaşmasıdır.
Bir alan adının anahtar kelime popülaritesini genişletmek sadece kısıtlı pazarlama ve marka
yönetimi çalışmalarıyla mümkün kılınmaktadır. Bu da alan adınıza başka bir aşamada ek bir
değer katmaktadır

8.Marka Yönetimi ve Reklam Potansiyeli
İdeal olarak bir alan adı bir marka ya da bir şirket isminin kimliği ile eşleşmektedir ve internet
bazlı işlerini temsil etmektedir.
Bu yüzden internet bazlı bir işletme için alan adı özellikle büyük bir önem taşımaktadır. Alan
adları bir şirketin ön plandaki duruşunu sergiledikleri için geleneksel kullanımları bir şirket, ürün
ve hizmetleri için olumlu bir imaj yaratmaktadır.
Güçlü bir marka kimliği başarılı bir web sayfası oluşturmanız konusunda size yardımcı olur. Bu
hem internete dayalı iş yapan işletmeler hem de geleneksel yöntemler üzerinden iş yapan
işletmeler için geçerlidir. İyi bir marka olmak konusundaki fikirler kişilere göre değişiklikler
gösterse de çoğu uzman bunun için gerekli kriterlerin ismin hatırlanabilirliliği, ses bilimsel
karakteristikleri, ismin uyandırdığı farklı nitelikler, emsalsizlik ve kolay hecelenebilirlilik olduğunu
öne sürmektedirler.
Ek olarak bir markanın .com uzantısını kullanıyor olması da marka değerini yükseltmektedir. Alan
adınızı yukarıda bahsetmiş olduğumuz iki çeşit iş şekline göre değerlendirmiş bulunmaktayız.
Ses bilimsel karakteristikleri, uluslararası kullanılabilirliği gibi dikkat çeken belirleyici özellikleri
barındırdığından dolayı alan adınızın iyi bir reklam ve markalaştırma açısından yüksek bir
potansiyeli bulunmaktadır.
Bazı durumlarda bu karakteristik nitelikler doğru miktarda bir fiyat belirlenmesi durumunda, alan
adınız çevrim içi ürün ve marka arayışı içinde olan bir şirketin ilgisini çekebilir.

9. Ticari Potansiyel
Bir alan adının değerindeki bir diğer önemli faktör de alan adının ilgili iş alanıyla ilgili olan alaka
düzeyidir. Öncelikle alan adınızı hangi endüstrilerde kullanılabileceğinizi göz önüne
alarak aşağıdaki soruları cevaplamalıyız.
1) Bu endüstrinin büyüklüğü ve büyüme hızı nedir?
2) Bu endüstrinin internete taşınabilirlik seviyesi nedir?


Yardımcı Olması Dileğiyle..
Tuğba Külekçi

16 Eylül 2014 Salı

Web sitem 5. yaşında


Bugün websitem 5. yaşını doldurdu! Dünya'nın ilk web sitesi ise 23 yaşında :)

www.tugbakulekci.com.tr 2019 yılına kadar uzatıldı.. 


Dostlar zaman çook hızlı geçiyor. Mutlu olalım, sağlıkla ve huzurla önümüzdeki yeni yıllara koşalım inşallah :) 


Websitem, bloglarım ve sosyal hesaplarımda sizlere faydalı olabilecek, güncel Bilişim ve Web Tasarım notlarını paylaşmaya elimden geldiğince özen gösteriyorum.. 

Hepinize bilişimli günler dilerim :)


Dünyanın İlk Web Sitesi 23 Yaşında!

World Wide Web, yani bugün herhangi bir siteye giriş yaptığımızda farkında bile olmadan kullandığımız www. bu yıl 23. yılını dolduruyor. İsviçre’nin Cenevre şehrindeki dünyanın en büyük labaratuvarı olan CERN’ de 6 Ağustos 1989 tarihinde Tim Berners-Lee tarafından yayına sokuldu. Sitede www yapısından bahsedilip, isteyen kullanıcıların da kendilerine ait sayfalar oluşturabileceği tarzında bilgiler yer alıyordu. Şimdilerde ise yine aynı labaratuvar 6 Ağustos 1989 tarihli siteyi yeniden hayata geçirdi ve meraklıları için bu oldukça ilgi çekici bir durum. Mukayese etmek açısından söylüyorum ki, düşünsenize yayın veren ilk televizyona şu an yeniden ulaşmak gibi bir şey bu… Dünya üzerindeki ilk siteye ulaşmak için http://info.cern.ch/hypertext/WWW/TheProject.html adresini kullanabilirsiniz.



İlgili sayfamız yapı itibariyle doğal olarak oldukça basit bir düzeyde ancak günümüzde interneti kullanırken açtığımız tüm sayfaların temeli bu sisteme dayanıyor. Web dünyası ile alakalı tüm işleri internet üzerinden bu yapı sayesinde kullandık, kullanmaktayız ve kullanmaya da devam ediyoruz… Yazıyı hazırlarken şahsen ben çok merak ettim. Acaba www. yapısını oluşturan bir adamın sitesi nasıldır diye, belki siz de etmişsinizdir. Öyleyse http://www.w3.org/People/Berners-Lee/ bağlantısı ile  Tim Bernerd-Lee’nin kendi sayfasına erişebilirsiniz… Umarım okurken keyif almışsınızdır. 
Kaynak: T.evcen

www.tugbakulekci.com.tr



1 Eylül 2014 Pazartesi

Satılık Türkçe Domain/Alan Adı

  1. www.otomobilyedekparça.com
  2. www.ikincielyedekparça.com
  3. www.inşaatfirması.net
  4. www.yapıdenetim.net
  5. www.şehirlerarasıkargo.com
  6. www.uluslararasıkargo.com
  7. www.formacı.com
  8. www.işelbiseleri.com
  9. www.webtasarımı.net
  10. www.websitetasarım.net
  11. www.grafiktasarımı.com
  12. www.webtasarımfirması.com
  13. www.kiralıkgünlükdaire.com
  14. www.kiralıkgünlükev.com

SATILIK TÜRKÇE alan adları için iletişim bilgisi:  info@tugbakulekci.com.tr 



Türkçe Alan Adları

Türkçe Alan Adı/Domain 

Türkçe alan adı (Türkçe karakterli domain adı) nedir? 

Bilindiği üzere, internette kullanılan standart alan adları çok kısıtlı bir karakter kümesini olan a-z, A-Z, 0-9 ve '-' den oluşmaktadır. Desteklenen karakter kümesinde Türk alfabesinde yer alan ö,ç,ş,ı,ğ,ü harfleri dahil olmadığından dolayı, tescil edilen isimlerde harflerin noktasız halleri yani o,s,c,g ve u kullanılıyordu. 

ICANN'ın son dönemde yaptığı düzenlemeler ve IDN'lerin (Uluslararasılaştırılmış Alanı Adlarının) Firefox, IE7.0 gibi yeni nesil tarayıcılar tarafından desteklenmesiyle birlikte Türkçe karakterli alan adları artık kullanılabilmektedir. Kısaca Türkçe Alan Adı olarak ifade edilen, içerisinde türkçe karakterlerin (ö,ç,ş,ı,ğ,ü) bulunduğu alan adlarını (IDN'leri) Türkçeisimtescil.com aracılığıyla tescil edebilirsiniz. 

Türkçe karakter destekleyen alan adı uzantıları listesi aşağıdaki gibidir:



  • .com
  • .net


  • .com.tr
  • .net.tr
  • .org.tr
  • .av.tr
  • .bel.tr
  • .biz.tr


  • .gen.tr
  • .gov.tr
  • .k12.tr
  • .name.tr
  • .pol.tr
  • .web.tr



  • Türkçe alan adlarını destekleyen tarayıcılar

    Şu anda popüler tarayıcıların (browser'ların) çoğu destek IDN'leri desteklemektedir. Firefox ve IE7.0 tam destek vermektedir. IE6.0'da IDN alan adı kullanabilmek için Verisign tarafından geliştirilen i-Nav eklentisinin bilgisayarınıza yüklenmesi gerekmektedir. 

    25 Ağustos 2014 Pazartesi

    Ölen insanların sosyal medya hesapları ne olacak?

    Peki, yaşamımızın ciddi bir parçası haline gelen sosyal medya hesaplarımızı miras olarak bırakabilecek miyiz?

    Sevdiklerinin isteklerine saygı amacıyla,  Twitter bazı durumlarda ölen kişilerin görüntülerini kaldıracaktır. Twitter geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamayla belirttiği sayfada yaşama hayatını sonlandıran / ölen kişilerin, aile bireyleri tarafından yazılı olarak faks veya posta yoluyla taleplerini uygulacağını belirtti. Hesapları kapatıp o kişilere ait olan fotoğraf ve videoların silineceğini açıkladı. Fakat haber niteliği bulunan konularda bazı istisnaların değer taşıması durumunda her talebin olumlu karşılanamayacağını belirtti.
















    Sanırım oldukça kreatif bir konuya giriş yaptım.!

    Geçtiğimiz yıl üniversiteden çok yakın bir arkadaşımın trafik kazasında yaşamını yitirdiği haberini aldım.
    Bu acı olay ile sarsılırken, Facebook'da onun profilini ziyaret ediyordum gözüm yaşlı o günlerde.
    Hayata gözlerini kapatan enerji ve yaşam dolu bir kullanıcının hesabı..
    Bu trajedik olay beni bir süreliğine sosyal medyayı kullanmaktan uzaklaştırdı.

    Her anımı sosyal medya da yaşayan ve bütün sosyal ağları kullanan aktif bir profile sahibim.
    O günlerde uzun uzun düşündüm.
    Yediğimiz yemekler, dinlediğimiz müzikler, gittiğimiz yerler hepsi birer birer internetin beynine işleniyor.
    Fotoğraflar, videolar, bloglar...

    Bu yazının da, bir gün bana ait olan bu blogumda trajedik karşılanacağını umuyorum :)
    Sağlıkla kalın...

    www.tugbakulekci.com.tr

    1 Ağustos 2014 Cuma

    Renk, Işık, Grafik ve Tasarım Kombinasyonu


    Grafik Nedir?
    Grafik, görüntünün bir yüzey üzerinde temsil edilişidir.

    Bir Grafiği Oluşturan Unsurlar Nelerdir?

    Bir grafik genellikle;
    Yazı (tekst) , İllüstrasyon ve Renkden oluşur!

    Hayatımızdaki Grafikler Nelerdir?

    Hayatımızda grafik diye tanımlayabileceğimiz birçok örnek vardır. Bunlardan bazıları; haritalar, diyagramlar, fotoğraflar, çizimler ve diğer resimlerdir.

    Tasarım Nedir?

    Bir tasarım kendi içinde bir yapıya, bu yapının arkasında ise bir planlama sahip olmalıdır. Bu nedenle bir tasarlama eylemi, oluşturulacak yapının organizasyonu ile ilgili her türlü faaliyeti içine almaktadır.
    Uygulamalı tasarım dallarını üç ana başlıkta toplamak mümkündür: Endüstri Tasarımı, Çevre Tasarımı ve Grafik Tasarım.

    Grafik Tasarım Nedir? 

    Grafik tasarım, görsel bir iletişim sanatıdır. Birinci işlevi de, bir mesaj iletmek ya da bir ürün ve ya hizmeti tanıtmaktır. Tasarım, bir problemin çözümü demektir. Bir grafik tasarım problemi daima iletişim ile ilgilidir.

    Tasarımcının Ana Görevi Nedir?

    Grafik tasarımcı genel olarak okunan ve izlenen görüntülerin tasarımından sorumludur.Tasarımcı; güncel bir bilgiyi, çağdaş bir beğeni anlayışı içinde ve yine çağdaş araç ve malzemelerle sunmak zorundadır. Bu nedenle de yeni eğilimleri, teknolojik buluşları ve yaşadığı dönem içinde tartışılan sanatsal, felsefi, politik, sosyolojik vb. sorunları yakından izlemelidir. 

    Tasarım Süreci ile ilgili Olarak?

    Bir tasarım süreci aşağıdaki gibidir.

    Problemin Tanımı

    Bilgi Toplama
    Üretkenlik ve Buluş Süreci
    Çözüm Bulma
    Uygulama

    Reklam Hakkında!..

    Herhangi bir ürünün, hizmetin ya da fikrin belirli bir ücret karşılığında hedef kitleye ulaştırılmasına yönelik tüm faaliyetlere reklam adı verilir. Bir ürün ya da hizmetin tanıtımında kullanılan görsel – işitsel iletişim araçlarının tümüne medya (mecra) adı verilir. Reklam veren, hedef kitleye ulaşmak için; gazete, radyo, televizyon, sinema, dergi, kitap, afiş, billboard (ilan tahtası), broşür, katalog ve tabi ki bilgisayar ve internet teknolojisinden yararlanır. 

    Reklamların Amaçları Hakkında!..

    En basit haliyle bir reklamın temel amacı; ürün ve ya hizmetlerin satışını etkilemektir. Bunun yanı sıra her reklam, beş amaca daha hizmet eder.
    1.Dikkat Çekme!
    2.İlgi Uyandırma!
    3.İstek Yaratma!
    4.Ürün ya da hizmetin nasıl ve nereden temin edilebileceği ile ilgili bilgi verme…

    Amblem Nedir?

    Amblemler: Ürün ya da hizmet üreten kuruluşlara kimlik kazandıran sözcük özelliği göstermeyen; soyut ya da nesnel görüntülerle ya da harflerle oluşturulan simgelerdir.

    Logo (LogoType) Nedir?

    Logo (Logotype); iki ya da daha fazla tipografik karakterin sözcük halinde okunacak şekilde bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve bir ürün, kuruluş ya hizmeti tanıtan marka ya da amblem özelliği taşıyan simgelerdir. 

    Renk ve Renk Kavramı ile ilgili Olarak!..

    İnsanoğlunun en büyük ışık kaynağı güneştir. Yani ışık güneş sayesinde vardır. Bununla paralel olarak da renkler meydana gelir. Işık yoksa renkte yoktur!

    GÜNEŞ = IŞIK = RENK!


    Görme Nedir?

    Cisimlerin üzerine düşen ışığın göz tarafından algılanmasına görme denir.

    Renk Nedir?

    Kısaca renk; bir ışık kütlesinin bir cisim üzerine yansıtılması sonucunda cisim tarafından ışığın belli bir kısmının emilmesi (absorbe), belli bir kısmının ise yansıması sonucu gözümüzde oluşan (görme duygusuna) duygudur.

    Renk ve Duygu Hakkında!..

    Söylenmeden veya gösterilmeden verilen duygusal tepkimeye en basit örnektir… Buna fototerapi (ışık banyosu) denir. Işığın insanlar üzerindeki etkisine denir.
    Şu Hep Bildiğimiz Ana ve Ara Renkler Hakkında Konuşmak Gerekirse!..

    Ana Renkler: Oluşumda öncelikle olan ve sonucu belirleyen renklerdir. 

    (KIRMIZI, SARI, MAVi)
    Ara Renkler: Ana Renklerin karıştırılması sonucunda elde edilen renklerdir.
    Beyaz ve Siyahın Renk Olmayışıyla İlgili Olarak!.. 

    Beyaz Neden Renk Değildir?

    Beyazın ışık konusunda verdiği tepkime hepsini yansıtmasıdır. Bu teoride bu şekilde görünse de aslında doğada ki en beyaz bile gelen ışığın %89’unu absorbe eder, %11’ini ise yansıtır. Ancak beyazın yansıtmış olduğu bu %11’lik oran maalesef yeterli bir yansıtma olarak görülmemektedir.
    Bize geri dönen yansıma oranı yeterli olmadığı için, Işık kaynağımız ne olursa olsun, ışık kaynağının rengine dönüştüğü için,Beyaz ile ilgili yorum yapamadığımız için,Yani renk tarifine uymadığı için beyazı renk olarak kabul etmeyiz…

    Siyah Neden Renk Değildir?

    Beyaz için nasıl gelen ışığın hepsini yansıttığı düşünülmekte ise siyah içinde gelen ışığın hepsini emdiği söylenmektedir. Aslında hayır! Nasıl beyaz bile gelen ışığın belli bir kısmını emiyor, belli bir kısmınıysa yansıtıyor ise bu siyahta da böyledir. Buna göre en siyah noktanın bile gelen ışığın %2’sini geri yansıttığını biliyoruz. Buna rağmen yorum yapabileceğimiz bir oranda yansıtma olmadığı için ve renk tarifine uymadığı için siyahı renk olarak kabul etmeyiz.

    Renk ve Görüntüleme Sistemleri!..

    Temel olarak iki çeşit görüntüleme modeli vardır! Bunlardan birincisi RGB (RED, GREEN, BLUE) RGB’nin karışımından beyaz elde ederiz. Ancak biz RGB’yi baskısını gerçekleştireceğimiz işler için kullanmayız. Zira RGB modeli insan gözünü taklit eden dijital ünitelerde yani; tarayıcılar, kameralar ve monitörlerde (internet vb.) kullanılır. Ancak yaptığımız işler yazıcı ve baskı makineleri gibi ünitelerde basılacak ise biz CMY – K modelini kullanmak zorundayız. CMY’nin yüzdelik bakımdan tam karışımı bize kahverengi tarzında bir renk veriyor. Bu nedenle baskı dünyasında ekstra olarak “K” (yani KEY, yani Kontrast ) adlı bir mürekkep daha kullanılıyor ve tam siyah elde edilmiş olunuyor… 

    Peki, RGB ve CMYK arasındaki fark nedir? 

    En basit ifade ile RGB ışığın, CMYK ise yansımanın rengidir. RGB’de ışık kaynağının farklı dalga boyları renkleri oluşturuyor. Buna en iyi örnek; monitörler vb. CMYK’da ise ışığın bize yansıttığı boyar maddenin yani mürekkebin oluşturduğu renk bütünüdür.

    www.tugbakulekci.com.tr

    27 Mayıs 2014 Salı

    Mutluluğun peşinden gitmek!


    500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı. Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi.

    Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, birbirlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu. 5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı. Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.

    Konuşmacı dedi ki: “Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. Ve insanların yaşam amacı da budur… Mutluluğun peşinden gitmek.

    ~Tiffany Moore~ 

    17 Mart 2014 Pazartesi

    Tasarımın 10 Temel İlkesi

    İyi tasarımcı üretkendir. 
    İyi tasarım ürünü kullanışlı yapar.
    İyi tasarım estetiktir.
    İyi tasarım ürünü anlamamıza yardımcı olur.
    İyi tasarım fazla öne çıkmaz.
    İyi tasarım dürüsttür.
    İyi tasarım dayanıklıdır.
    İyi tasarım son detayına kadar uyumludur.
    İyi tasarım çevrecidir.
    İyi tasarım mümkün olduğunca az tasarımdır. 

    www.tugbakulekci.com.tr

    16 Ocak 2014 Perşembe

    Sosyal Medyanın Getirdiği Hastalıklar


    Sosyal Medya Hastalıkları

    '' İçinde bulunduğumuz modern zaman, insanlarda hem zihnî hem de ruhî dengesizlikleri beraberinde getirdi.

    Yediğimiz gıdalarla birlikte vücudumuzdaki “metabolizma” dengeleri alt-üst olurken, modern zamanın getirdiği dijital hayat da zihin kontrolümüzü yavaş yavaş ele geçirdi.
    Kimi zaman “algı” konusunda bildik düşüncelerimiz de raydan çıktı.
    Şöyle kendimizi yoklayalım; 
    Bir cep telefonu olmadan ev ziyaretine gitme cesaretimiz var mı? Belirli adrese bile giderken, mutlaka tarif almak için tekrar tekrar “cep”i kullanıyor, verilen adrese gidene kadar telefonu elimizden düşürmüyoruz.
    Cepsiz yaşamak mümkün görünmüyor. Peki geçmişte nasıl yaşıyorduk? O tarafını düşünmek bile istemiyoruz, hatta o zaman mevhumu zihnimizde muamma. Hatırlamıyoruz bile!


    Ya internet?
    Daha şunun şurasında hayatımıza yeni girdi. Ama hiç çıkmaya niyeti yok.
    Sağlık olsun. İnterneti doğru kullandıktan sonra problem yok.
    Ama ya kullanamayanlar?
    Evet, ne yazık ki, değişen zamanla birlikte internet kendi “hastalığı”nı üretti.
    İsimleri de yeni: Fomo, Photolurking, enfornografi, siberhondri, Nomofobi, Cheesepodding vb.
    Detaylandıralım.
    Fomo: Sosyal medyada paylaşım sitelerinde geride kalmaktan korkma. Bu hastalığı maruz kişiler diğerlerinin daha güzel vakit geçirdiğini ve daha çok bilgiye sahip oldukları hissine kapılıyor.
    Nomofobi: Akıllı telefonlardan mahrum kalma korkusu. Gittikleri her yerden ve her şartlarda sosyal ağlara bağlanmak isteyenler, telefonsuz nefes alamadıklarını ve yalnız kaldıklarını düşünüyor.
    Siberhondri: Bu hastalığa yakalananlar her türlü hastalık belirtisinde ekran başına geçip dertlerine çare arıyorlar. Profesyonel yardım almak yerine, sürekli şifalı otlar hakkında yazılanları ve ilâç prospektüslerini okuyor. Kendi kendini tedavi etmeye kalkıyorlar.
    Photolurking: Sosyal paylaşım sitelerinde saatlerce başkalarının fotoğraf albümlerine bakma hastalığı.
    Ego sörfü: Herkes en az bir kere adını arama motoruna yazmıştır. Fakat bu hastalıktan şikâyetçi olanlar düzenli aralıklarla internette kendi isimlerini aratıyor ve hakkında paylaşılmış her veriyi defalarca okuyor.
    Enfornografi: Bilgi açlığını internette dindirmeye çalışmak. Kitap okumak yerine sürekli internette bir şeyler okuyan ve hatta kaynak gösterilmemiş bilgilere inanan kullanıcıların hastalığıdır bu.
    Cheesepodding: Bu sözcüğün Türkçe’de tam karşılığı yok. İnternetten sürekli şarkı ve video indirip arşivleyenlerin yaptıkları eylem olarak tarif edilebilir. (The New Scientist Magazine)
    Sosyal medya sosyal hayatımızdan çalarken, hayatımızı dönüştürüyor. Bir yandan da yeni hastalıklar üretiyor.
    Sanki internet hayatımızda bir milât olmuş; internetten sonra (İ. Ö), internetten sonra (İ. S.)
    Hepimize şimdiden “geçmiş olsun.” ''
    Davut Şahin.