22 Ekim 2014 Çarşamba

Domain - Alan Adı Satın Alırken Nelere Dikkat Etmeli?

1. Üst Seviye Alan Adı
Üst Seviye Alan Adı ya da .com, .net, .org gibi uzantılar, alan adlarının değerleri üzerinde
büyük etkilere sahiptir, yine de her uzantı her terim ile ya da her pazar ile uyumlu olmayabilir.
İdeal olarak alakalandırılabilen ve karşılaştırılabilir her alan adı sadece kayıtlı olmamalı aynı
zamanda sitelerin içerisinde tam anlamıyla geliştirilmelidir. Bu da bu alandaki talebin yüksek
olduğunu ve potansiyel alıcıların bu alan adı için aslında çok az alternatifi olduğunu
göstermektedir. Sonuçların gözler önüne sunduğu bu durum değeri şu andaki pazar fiyatından
daha yükseğe çekecektir.
Çoğu alan adının ilgili uzantılarına tekabül eden alan adları hali hazırda kayıtlı olmakla beraber
geliştirilmiş sitelerdir. Bu yüzden ilgili alan adının değeri üzerinde bu durumun olumlu bir etkisi
bulunmaktadır.

2. Uzunluk
Satılan alan adları üzerinde yapmış olduğumuz araştırma göstermekte ki 2-7 harf arasında
değişen kısa alan adlarının değerleri pazardaki en yüksek değerleri kapsama eğilimi gösterirken
10 karakter ve üzerindeki alan adları da kısa olan alan adları ile karşılaştırıldığında daha düşük
değerler ile elden çıkarılıyorlar.
20 karakter üzerindeki alan adları hantal ve kullanışsız oldukları için daha kısa alan adlarından
daha ucuz fiyatlara elden çıkarılabiliyorlar.
Alan adınız ile ilgili terim ile ilgili bir yorumda bulunacak olursak, akılda kalıcı olması belki de ilk
dikkat etmemiz gereken husus. Genellikle insanlar arasında en çok akılda kalan alan
adları tek kelimelik ya da halk arasında kullanılan deyimleri içeren alan adları olmakta.

3. Dilbilimsel ve Sesbilimsel Uyumluluk
Dil bilimsel açıdan bakacak olursak Türkçe dilinde anlamlı bir kelimeye
karşılık geldiği için değerli kabul edilmektedir.
Sesbilimsel açıdan telaffuz edilebilir olması önemli bir artıdır.
Anlambilimsel açıdan ise herhangi bir olumsuzluk ifade etmemesi de önemlidir.

4. Yazım Yanlışlarına Karşı Duyarlılık
Şirketler, çevrim içi duruşlarını oluşturmak için genellikle geniş bir alan adı yelpazesine
sahiptirler. Bu genel olarak alan adı portföyü olarak isimlendirir. Sonuç olarak şirketler elde
edebilecekleri bütün alan adlarının heceleme varyasyonlar dair elinde tutmaya çalışır ve
portföylerine katarlar.
Bazı durumlarda ise durum böyle olmayabilir ve alan adı portföylerindeki açıklara müsamaha
gösterilebilir.
Tabi ki bu gibi açıklar trafik sapmalarına da sebep olur. Pratik olarak şirketler sadece bir alan
adının sadece bir varyasyonu üzerine odaklanan şirketler, nihai kullanıcılarının diğer alan
adlarına ve bunun sonucu olarak yanlış sitelere yönlendirilmelerinden dolayı, büyük miktarlarda
trafik kayıplarına uğrarlar.
Trafik sapmaları temelde iki ana sebepten olayı gerçekleşir. Birincisi yazım hatalarından
kaynaklanan trafik sapmaları iken ikincisi de uzantıların yanlış girilmesinden kaynaklanır. Birinci
tip trafik sapmasını engellemek için alan adınızın kolay hecelenebilir olmasından emin olmanız
gerekmektedir. İkinci tip trafik sapmasını engellemek için ise alan adının hedeflenen müşteri
pazarına uygun bir uzantıyla alınması doğru olacaktır.

5. Yasal Durumlar
Yasal gereksinimler ve yasal yetki alanı nitelikleri alan adlarının alım satımı üzerindeki ve
kaydı üzerindeki bir çok şey üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bir alan adı üzerinde bir marka
ihlali gerçekleştirilmediği ve garip ifadeler kullanılmadığı sürece yasal sorunlar genellikle ortaya
çıkmamaktadır.
Bir alan adının sahipliği konusunda potansiyel bir marka çatışması söz konusu olduğu
durumlarda, bu alan adının değeri üzerinde ciddi bir etkisi olmaktadır.
Jenerik alan adları eşi olmayan markalandırılabilir alan adlarına göre marka çatışmalarına karşı
daha sağlam bir duruş sergiledikleri için bu gibi durumlarda daha avantajlı bir duruma
sahiptirler. Fakat bazı istisnai durumlar da jenerik alan adları da bu konuda problem
yaşatabilirler.
Benzer bir şekilde ilgili alan adlarının gelecekte olası bir marka çatışması durumuna açık olması
ya da geçmişte buna benzer bir şekilde bir durum altına girmesi de değerini aynı şekilde
etkilemektedir.

6.Uluslararası Kullanım
Bir alan adının uluslararası da kullanılabiliyor olması büyük bir değer taşımaktadır.
Bu özellik olmazsa olmaz bir durumu olmamasına rağmen alan adının değeri üzerinde ciddi bir
etkiye sahiptir. Kullanılan dil ve uzantı bir alan adının uluslararası kullanımı etkileyen bir
faktördür.
Fakat .org ve .net uzantılarının yarattığı imaj .com uzantısının katacağı gelişmişliğe sahip
değildir. Bu yüzden ilgili alan adınız kendisinin .com uzantılı muadilinden daha az bir değere
sahiptir.

7. Arama Motoru Popülaritesi
Popüler arama terimlerini içeren alan adları genelde arama sonuçlarında daha iyi yerlerde yer
almaları bakımından, avantajlı konumdadırlar. Arama motoru algoritmaları popüler arama
terimlerini ve anahtar kelimeleri içeren alan adlarına daha fazla şans tanıyacak şekilde
hazırlanır. Örneğin Google ya da Yahoo gibi arama motorlarına “bir” yazar ve arama
yaparsanız, sonuçlar çoğunlukla içinde “bir” kelimesi geçen alan adlarından oluşacaktır.
Bazı arama motorları daha çok alaka düzeyi üzerinde durdukları için alan adlarının da ilgili
anahtar kelimelerle olan alaka düzeyleri arama motoru sonuçlarını etkilemektedir.
Bu durumun bir diğer örneği “ www.tugbakulekci.com.tr ” gibi bir araması girildikten sonra sonuçların bu iki sayfa üzerinde yoğunlaşmasıdır.
Bir alan adının anahtar kelime popülaritesini genişletmek sadece kısıtlı pazarlama ve marka
yönetimi çalışmalarıyla mümkün kılınmaktadır. Bu da alan adınıza başka bir aşamada ek bir
değer katmaktadır

8.Marka Yönetimi ve Reklam Potansiyeli
İdeal olarak bir alan adı bir marka ya da bir şirket isminin kimliği ile eşleşmektedir ve internet
bazlı işlerini temsil etmektedir.
Bu yüzden internet bazlı bir işletme için alan adı özellikle büyük bir önem taşımaktadır. Alan
adları bir şirketin ön plandaki duruşunu sergiledikleri için geleneksel kullanımları bir şirket, ürün
ve hizmetleri için olumlu bir imaj yaratmaktadır.
Güçlü bir marka kimliği başarılı bir web sayfası oluşturmanız konusunda size yardımcı olur. Bu
hem internete dayalı iş yapan işletmeler hem de geleneksel yöntemler üzerinden iş yapan
işletmeler için geçerlidir. İyi bir marka olmak konusundaki fikirler kişilere göre değişiklikler
gösterse de çoğu uzman bunun için gerekli kriterlerin ismin hatırlanabilirliliği, ses bilimsel
karakteristikleri, ismin uyandırdığı farklı nitelikler, emsalsizlik ve kolay hecelenebilirlilik olduğunu
öne sürmektedirler.
Ek olarak bir markanın .com uzantısını kullanıyor olması da marka değerini yükseltmektedir. Alan
adınızı yukarıda bahsetmiş olduğumuz iki çeşit iş şekline göre değerlendirmiş bulunmaktayız.
Ses bilimsel karakteristikleri, uluslararası kullanılabilirliği gibi dikkat çeken belirleyici özellikleri
barındırdığından dolayı alan adınızın iyi bir reklam ve markalaştırma açısından yüksek bir
potansiyeli bulunmaktadır.
Bazı durumlarda bu karakteristik nitelikler doğru miktarda bir fiyat belirlenmesi durumunda, alan
adınız çevrim içi ürün ve marka arayışı içinde olan bir şirketin ilgisini çekebilir.

9. Ticari Potansiyel
Bir alan adının değerindeki bir diğer önemli faktör de alan adının ilgili iş alanıyla ilgili olan alaka
düzeyidir. Öncelikle alan adınızı hangi endüstrilerde kullanılabileceğinizi göz önüne
alarak aşağıdaki soruları cevaplamalıyız.
1) Bu endüstrinin büyüklüğü ve büyüme hızı nedir?
2) Bu endüstrinin internete taşınabilirlik seviyesi nedir?


Yardımcı Olması Dileğiyle..
Tuğba Külekçi

16 Eylül 2014 Salı

Web sitem 5. yaşında


Bugün websitem 5. yaşını doldurdu! Dünya'nın ilk web sitesi ise 23 yaşında :)

www.tugbakulekci.com.tr 2019 yılına kadar uzatıldı.. 


Dostlar zaman çook hızlı geçiyor. Mutlu olalım, sağlıkla ve huzurla önümüzdeki yeni yıllara koşalım inşallah :) 


Websitem, bloglarım ve sosyal hesaplarımda sizlere faydalı olabilecek, güncel Bilişim ve Web Tasarım notlarını paylaşmaya elimden geldiğince özen gösteriyorum.. 

Hepinize bilişimli günler dilerim :)


Dünyanın İlk Web Sitesi 23 Yaşında!

World Wide Web, yani bugün herhangi bir siteye giriş yaptığımızda farkında bile olmadan kullandığımız www. bu yıl 23. yılını dolduruyor. İsviçre’nin Cenevre şehrindeki dünyanın en büyük labaratuvarı olan CERN’ de 6 Ağustos 1989 tarihinde Tim Berners-Lee tarafından yayına sokuldu. Sitede www yapısından bahsedilip, isteyen kullanıcıların da kendilerine ait sayfalar oluşturabileceği tarzında bilgiler yer alıyordu. Şimdilerde ise yine aynı labaratuvar 6 Ağustos 1989 tarihli siteyi yeniden hayata geçirdi ve meraklıları için bu oldukça ilgi çekici bir durum. Mukayese etmek açısından söylüyorum ki, düşünsenize yayın veren ilk televizyona şu an yeniden ulaşmak gibi bir şey bu… Dünya üzerindeki ilk siteye ulaşmak için http://info.cern.ch/hypertext/WWW/TheProject.html adresini kullanabilirsiniz.



İlgili sayfamız yapı itibariyle doğal olarak oldukça basit bir düzeyde ancak günümüzde interneti kullanırken açtığımız tüm sayfaların temeli bu sisteme dayanıyor. Web dünyası ile alakalı tüm işleri internet üzerinden bu yapı sayesinde kullandık, kullanmaktayız ve kullanmaya da devam ediyoruz… Yazıyı hazırlarken şahsen ben çok merak ettim. Acaba www. yapısını oluşturan bir adamın sitesi nasıldır diye, belki siz de etmişsinizdir. Öyleyse http://www.w3.org/People/Berners-Lee/ bağlantısı ile  Tim Bernerd-Lee’nin kendi sayfasına erişebilirsiniz… Umarım okurken keyif almışsınızdır. 
Kaynak: T.evcen

www.tugbakulekci.com.tr



1 Eylül 2014 Pazartesi

Satılık Türkçe Domain/Alan Adı

  1. www.otomobilyedekparça.com
  2. www.ikincielyedekparça.com
  3. www.inşaatfirması.net
  4. www.yapıdenetim.net
  5. www.şehirlerarasıkargo.com
  6. www.uluslararasıkargo.com
  7. www.formacı.com
  8. www.işelbiseleri.com
  9. www.webtasarımı.net
  10. www.websitetasarım.net
  11. www.grafiktasarımı.com
  12. www.webtasarımfirması.com
  13. www.kiralıkgünlükdaire.com
  14. www.kiralıkgünlükev.com

SATILIK TÜRKÇE alan adları için iletişim bilgisi:  info@tugbakulekci.com.tr 



Türkçe Alan Adları

Türkçe Alan Adı/Domain 

Türkçe alan adı (Türkçe karakterli domain adı) nedir? 

Bilindiği üzere, internette kullanılan standart alan adları çok kısıtlı bir karakter kümesini olan a-z, A-Z, 0-9 ve '-' den oluşmaktadır. Desteklenen karakter kümesinde Türk alfabesinde yer alan ö,ç,ş,ı,ğ,ü harfleri dahil olmadığından dolayı, tescil edilen isimlerde harflerin noktasız halleri yani o,s,c,g ve u kullanılıyordu. 

ICANN'ın son dönemde yaptığı düzenlemeler ve IDN'lerin (Uluslararasılaştırılmış Alanı Adlarının) Firefox, IE7.0 gibi yeni nesil tarayıcılar tarafından desteklenmesiyle birlikte Türkçe karakterli alan adları artık kullanılabilmektedir. Kısaca Türkçe Alan Adı olarak ifade edilen, içerisinde türkçe karakterlerin (ö,ç,ş,ı,ğ,ü) bulunduğu alan adlarını (IDN'leri) Türkçeisimtescil.com aracılığıyla tescil edebilirsiniz. 

Türkçe karakter destekleyen alan adı uzantıları listesi aşağıdaki gibidir:



  • .com
  • .net


  • .com.tr
  • .net.tr
  • .org.tr
  • .av.tr
  • .bel.tr
  • .biz.tr


  • .gen.tr
  • .gov.tr
  • .k12.tr
  • .name.tr
  • .pol.tr
  • .web.tr



  • Türkçe alan adlarını destekleyen tarayıcılar

    Şu anda popüler tarayıcıların (browser'ların) çoğu destek IDN'leri desteklemektedir. Firefox ve IE7.0 tam destek vermektedir. IE6.0'da IDN alan adı kullanabilmek için Verisign tarafından geliştirilen i-Nav eklentisinin bilgisayarınıza yüklenmesi gerekmektedir. 

    25 Ağustos 2014 Pazartesi

    Ölen insanların sosyal medya hesapları ne olacak?

    Peki, yaşamımızın ciddi bir parçası haline gelen sosyal medya hesaplarımızı miras olarak bırakabilecek miyiz?

    Sevdiklerinin isteklerine saygı amacıyla,  Twitter bazı durumlarda ölen kişilerin görüntülerini kaldıracaktır. Twitter geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamayla belirttiği sayfada yaşama hayatını sonlandıran / ölen kişilerin, aile bireyleri tarafından yazılı olarak faks veya posta yoluyla taleplerini uygulacağını belirtti. Hesapları kapatıp o kişilere ait olan fotoğraf ve videoların silineceğini açıkladı. Fakat haber niteliği bulunan konularda bazı istisnaların değer taşıması durumunda her talebin olumlu karşılanamayacağını belirtti.
















    Sanırım oldukça kreatif bir konuya giriş yaptım.!

    Geçtiğimiz yıl üniversiteden çok yakın bir arkadaşımın trafik kazasında yaşamını yitirdiği haberini aldım.
    Bu acı olay ile sarsılırken, Facebook'da onun profilini ziyaret ediyordum gözüm yaşlı o günlerde.
    Hayata gözlerini kapatan enerji ve yaşam dolu bir kullanıcının hesabı..
    Bu trajedik olay beni bir süreliğine sosyal medyayı kullanmaktan uzaklaştırdı.

    Her anımı sosyal medya da yaşayan ve bütün sosyal ağları kullanan aktif bir profile sahibim.
    O günlerde uzun uzun düşündüm.
    Yediğimiz yemekler, dinlediğimiz müzikler, gittiğimiz yerler hepsi birer birer internetin beynine işleniyor.
    Fotoğraflar, videolar, bloglar...

    Bu yazının da, bir gün bana ait olan bu blogumda trajedik karşılanacağını umuyorum :)
    Sağlıkla kalın...

    www.tugbakulekci.com.tr

    1 Ağustos 2014 Cuma

    Renk, Işık, Grafik ve Tasarım Kombinasyonu


    Grafik Nedir?
    Grafik, görüntünün bir yüzey üzerinde temsil edilişidir.

    Bir Grafiği Oluşturan Unsurlar Nelerdir?

    Bir grafik genellikle;
    Yazı (tekst) , İllüstrasyon ve Renkden oluşur!

    Hayatımızdaki Grafikler Nelerdir?

    Hayatımızda grafik diye tanımlayabileceğimiz birçok örnek vardır. Bunlardan bazıları; haritalar, diyagramlar, fotoğraflar, çizimler ve diğer resimlerdir.

    Tasarım Nedir?

    Bir tasarım kendi içinde bir yapıya, bu yapının arkasında ise bir planlama sahip olmalıdır. Bu nedenle bir tasarlama eylemi, oluşturulacak yapının organizasyonu ile ilgili her türlü faaliyeti içine almaktadır.
    Uygulamalı tasarım dallarını üç ana başlıkta toplamak mümkündür: Endüstri Tasarımı, Çevre Tasarımı ve Grafik Tasarım.

    Grafik Tasarım Nedir? 

    Grafik tasarım, görsel bir iletişim sanatıdır. Birinci işlevi de, bir mesaj iletmek ya da bir ürün ve ya hizmeti tanıtmaktır. Tasarım, bir problemin çözümü demektir. Bir grafik tasarım problemi daima iletişim ile ilgilidir.

    Tasarımcının Ana Görevi Nedir?

    Grafik tasarımcı genel olarak okunan ve izlenen görüntülerin tasarımından sorumludur.Tasarımcı; güncel bir bilgiyi, çağdaş bir beğeni anlayışı içinde ve yine çağdaş araç ve malzemelerle sunmak zorundadır. Bu nedenle de yeni eğilimleri, teknolojik buluşları ve yaşadığı dönem içinde tartışılan sanatsal, felsefi, politik, sosyolojik vb. sorunları yakından izlemelidir. 

    Tasarım Süreci ile ilgili Olarak?

    Bir tasarım süreci aşağıdaki gibidir.

    Problemin Tanımı

    Bilgi Toplama
    Üretkenlik ve Buluş Süreci
    Çözüm Bulma
    Uygulama

    Reklam Hakkında!..

    Herhangi bir ürünün, hizmetin ya da fikrin belirli bir ücret karşılığında hedef kitleye ulaştırılmasına yönelik tüm faaliyetlere reklam adı verilir. Bir ürün ya da hizmetin tanıtımında kullanılan görsel – işitsel iletişim araçlarının tümüne medya (mecra) adı verilir. Reklam veren, hedef kitleye ulaşmak için; gazete, radyo, televizyon, sinema, dergi, kitap, afiş, billboard (ilan tahtası), broşür, katalog ve tabi ki bilgisayar ve internet teknolojisinden yararlanır. 

    Reklamların Amaçları Hakkında!..

    En basit haliyle bir reklamın temel amacı; ürün ve ya hizmetlerin satışını etkilemektir. Bunun yanı sıra her reklam, beş amaca daha hizmet eder.
    1.Dikkat Çekme!
    2.İlgi Uyandırma!
    3.İstek Yaratma!
    4.Ürün ya da hizmetin nasıl ve nereden temin edilebileceği ile ilgili bilgi verme…

    Amblem Nedir?

    Amblemler: Ürün ya da hizmet üreten kuruluşlara kimlik kazandıran sözcük özelliği göstermeyen; soyut ya da nesnel görüntülerle ya da harflerle oluşturulan simgelerdir.

    Logo (LogoType) Nedir?

    Logo (Logotype); iki ya da daha fazla tipografik karakterin sözcük halinde okunacak şekilde bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve bir ürün, kuruluş ya hizmeti tanıtan marka ya da amblem özelliği taşıyan simgelerdir. 

    Renk ve Renk Kavramı ile ilgili Olarak!..

    İnsanoğlunun en büyük ışık kaynağı güneştir. Yani ışık güneş sayesinde vardır. Bununla paralel olarak da renkler meydana gelir. Işık yoksa renkte yoktur!

    GÜNEŞ = IŞIK = RENK!


    Görme Nedir?

    Cisimlerin üzerine düşen ışığın göz tarafından algılanmasına görme denir.

    Renk Nedir?

    Kısaca renk; bir ışık kütlesinin bir cisim üzerine yansıtılması sonucunda cisim tarafından ışığın belli bir kısmının emilmesi (absorbe), belli bir kısmının ise yansıması sonucu gözümüzde oluşan (görme duygusuna) duygudur.

    Renk ve Duygu Hakkında!..

    Söylenmeden veya gösterilmeden verilen duygusal tepkimeye en basit örnektir… Buna fototerapi (ışık banyosu) denir. Işığın insanlar üzerindeki etkisine denir.
    Şu Hep Bildiğimiz Ana ve Ara Renkler Hakkında Konuşmak Gerekirse!..

    Ana Renkler: Oluşumda öncelikle olan ve sonucu belirleyen renklerdir. 

    (KIRMIZI, SARI, MAVi)
    Ara Renkler: Ana Renklerin karıştırılması sonucunda elde edilen renklerdir.
    Beyaz ve Siyahın Renk Olmayışıyla İlgili Olarak!.. 

    Beyaz Neden Renk Değildir?

    Beyazın ışık konusunda verdiği tepkime hepsini yansıtmasıdır. Bu teoride bu şekilde görünse de aslında doğada ki en beyaz bile gelen ışığın %89’unu absorbe eder, %11’ini ise yansıtır. Ancak beyazın yansıtmış olduğu bu %11’lik oran maalesef yeterli bir yansıtma olarak görülmemektedir.
    Bize geri dönen yansıma oranı yeterli olmadığı için, Işık kaynağımız ne olursa olsun, ışık kaynağının rengine dönüştüğü için,Beyaz ile ilgili yorum yapamadığımız için,Yani renk tarifine uymadığı için beyazı renk olarak kabul etmeyiz…

    Siyah Neden Renk Değildir?

    Beyaz için nasıl gelen ışığın hepsini yansıttığı düşünülmekte ise siyah içinde gelen ışığın hepsini emdiği söylenmektedir. Aslında hayır! Nasıl beyaz bile gelen ışığın belli bir kısmını emiyor, belli bir kısmınıysa yansıtıyor ise bu siyahta da böyledir. Buna göre en siyah noktanın bile gelen ışığın %2’sini geri yansıttığını biliyoruz. Buna rağmen yorum yapabileceğimiz bir oranda yansıtma olmadığı için ve renk tarifine uymadığı için siyahı renk olarak kabul etmeyiz.

    Renk ve Görüntüleme Sistemleri!..

    Temel olarak iki çeşit görüntüleme modeli vardır! Bunlardan birincisi RGB (RED, GREEN, BLUE) RGB’nin karışımından beyaz elde ederiz. Ancak biz RGB’yi baskısını gerçekleştireceğimiz işler için kullanmayız. Zira RGB modeli insan gözünü taklit eden dijital ünitelerde yani; tarayıcılar, kameralar ve monitörlerde (internet vb.) kullanılır. Ancak yaptığımız işler yazıcı ve baskı makineleri gibi ünitelerde basılacak ise biz CMY – K modelini kullanmak zorundayız. CMY’nin yüzdelik bakımdan tam karışımı bize kahverengi tarzında bir renk veriyor. Bu nedenle baskı dünyasında ekstra olarak “K” (yani KEY, yani Kontrast ) adlı bir mürekkep daha kullanılıyor ve tam siyah elde edilmiş olunuyor… 

    Peki, RGB ve CMYK arasındaki fark nedir? 

    En basit ifade ile RGB ışığın, CMYK ise yansımanın rengidir. RGB’de ışık kaynağının farklı dalga boyları renkleri oluşturuyor. Buna en iyi örnek; monitörler vb. CMYK’da ise ışığın bize yansıttığı boyar maddenin yani mürekkebin oluşturduğu renk bütünüdür.

    www.tugbakulekci.com.tr

    27 Mayıs 2014 Salı

    Mutluluğun peşinden gitmek!


    500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı. Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi.

    Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, birbirlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu. 5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı. Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.

    Konuşmacı dedi ki: “Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. Ve insanların yaşam amacı da budur… Mutluluğun peşinden gitmek.

    ~Tiffany Moore~ 

    17 Mart 2014 Pazartesi

    Tasarımın 10 Temel İlkesi

    İyi tasarımcı üretkendir. 
    İyi tasarım ürünü kullanışlı yapar.
    İyi tasarım estetiktir.
    İyi tasarım ürünü anlamamıza yardımcı olur.
    İyi tasarım fazla öne çıkmaz.
    İyi tasarım dürüsttür.
    İyi tasarım dayanıklıdır.
    İyi tasarım son detayına kadar uyumludur.
    İyi tasarım çevrecidir.
    İyi tasarım mümkün olduğunca az tasarımdır. 

    www.tugbakulekci.com.tr

    16 Ocak 2014 Perşembe

    Sosyal Medyanın Getirdiği Hastalıklar


    Sosyal Medya Hastalıkları

    '' İçinde bulunduğumuz modern zaman, insanlarda hem zihnî hem de ruhî dengesizlikleri beraberinde getirdi.

    Yediğimiz gıdalarla birlikte vücudumuzdaki “metabolizma” dengeleri alt-üst olurken, modern zamanın getirdiği dijital hayat da zihin kontrolümüzü yavaş yavaş ele geçirdi.
    Kimi zaman “algı” konusunda bildik düşüncelerimiz de raydan çıktı.
    Şöyle kendimizi yoklayalım; 
    Bir cep telefonu olmadan ev ziyaretine gitme cesaretimiz var mı? Belirli adrese bile giderken, mutlaka tarif almak için tekrar tekrar “cep”i kullanıyor, verilen adrese gidene kadar telefonu elimizden düşürmüyoruz.
    Cepsiz yaşamak mümkün görünmüyor. Peki geçmişte nasıl yaşıyorduk? O tarafını düşünmek bile istemiyoruz, hatta o zaman mevhumu zihnimizde muamma. Hatırlamıyoruz bile!


    Ya internet?
    Daha şunun şurasında hayatımıza yeni girdi. Ama hiç çıkmaya niyeti yok.
    Sağlık olsun. İnterneti doğru kullandıktan sonra problem yok.
    Ama ya kullanamayanlar?
    Evet, ne yazık ki, değişen zamanla birlikte internet kendi “hastalığı”nı üretti.
    İsimleri de yeni: Fomo, Photolurking, enfornografi, siberhondri, Nomofobi, Cheesepodding vb.
    Detaylandıralım.
    Fomo: Sosyal medyada paylaşım sitelerinde geride kalmaktan korkma. Bu hastalığı maruz kişiler diğerlerinin daha güzel vakit geçirdiğini ve daha çok bilgiye sahip oldukları hissine kapılıyor.
    Nomofobi: Akıllı telefonlardan mahrum kalma korkusu. Gittikleri her yerden ve her şartlarda sosyal ağlara bağlanmak isteyenler, telefonsuz nefes alamadıklarını ve yalnız kaldıklarını düşünüyor.
    Siberhondri: Bu hastalığa yakalananlar her türlü hastalık belirtisinde ekran başına geçip dertlerine çare arıyorlar. Profesyonel yardım almak yerine, sürekli şifalı otlar hakkında yazılanları ve ilâç prospektüslerini okuyor. Kendi kendini tedavi etmeye kalkıyorlar.
    Photolurking: Sosyal paylaşım sitelerinde saatlerce başkalarının fotoğraf albümlerine bakma hastalığı.
    Ego sörfü: Herkes en az bir kere adını arama motoruna yazmıştır. Fakat bu hastalıktan şikâyetçi olanlar düzenli aralıklarla internette kendi isimlerini aratıyor ve hakkında paylaşılmış her veriyi defalarca okuyor.
    Enfornografi: Bilgi açlığını internette dindirmeye çalışmak. Kitap okumak yerine sürekli internette bir şeyler okuyan ve hatta kaynak gösterilmemiş bilgilere inanan kullanıcıların hastalığıdır bu.
    Cheesepodding: Bu sözcüğün Türkçe’de tam karşılığı yok. İnternetten sürekli şarkı ve video indirip arşivleyenlerin yaptıkları eylem olarak tarif edilebilir. (The New Scientist Magazine)
    Sosyal medya sosyal hayatımızdan çalarken, hayatımızı dönüştürüyor. Bir yandan da yeni hastalıklar üretiyor.
    Sanki internet hayatımızda bir milât olmuş; internetten sonra (İ. Ö), internetten sonra (İ. S.)
    Hepimize şimdiden “geçmiş olsun.” ''
    Davut Şahin.

    22 Ekim 2013 Salı

    Grafik Tasarım’da Renklerin Psikolojik Etkisi

    Grafik Tasarım’da Renklerin Psikolojik Etkisi


    Renk çarkları, grafik tasarımda renklerin anlamları ve ilişkileri için kılavuz niteliğinde araçlardır.

















    1. Kök Çakra (kırmızı) : Enerji sistemin merkezidir.
    2. Hara Çakra (turuncu) : Cinsel organları kontrol eder.
    3. Solar Pleksus (sarı): Sindirim sisteminin tüm fonksiyonlarını kontrol eder (karaciğer, dalak)
    4. Kalp Çakrası (yeşil/pembe): Kan dolaşım sistemini kontrol eder.
    5. Boğaz Çakrası (mavi) : Solunum sistemini kontrol eder.
    6. 3. Göz Çakrası / Alın Çakrası (eflatun): Sezgiyi kontrol eder.
    7. Taç Çakrası (beyaz): Vücudun tüm fonksiyonlarını kontrol eder. (beyin, omurilik, beyincik)


    Çakranın kelime anlamı Sanskritçede tekerlektir. Çakralara, tekerlek gibi döndüğü için “çakra” adı verilmiştir. Çakralar enerji bedenimizde var olan ana enerji merkezleridir ve bedenin ortası boyunca uzanan dikey bir çizgi üzerinde vücudun ön ve arkasında yer alırlar. Bu enerji merkezlerinin görevi evrensel enerjiyi alıp, bedenin kullanabileceği frekansa dönüştürmektir. Tıpkı bir trafo gibi çalışır. Bedenimizde 88.000 çakra vardır.7 ana terminal çakra vardır. Çakralar aşağıdan yukarıya doğru numaralandırılır. Her çakranın belli enerjisi ve belli frekansı vardır. En düşük frekanslı olan en alttaki kök çakra, en yüksek olan tepedeki taç veya tepe çakradır. O yüzden numaralama aşağıdan yukarıya doğru yapılmıştır. Her çakraya denk gelen bir rengin enerjisi vardır. Bu renkleri kullanarak çakrada ki sorunları çözebilir ve enerji akışını düzenli hale getirebiliriz.


    Çakraların Renkleri

    Çakralar vücutta yedi temel enerji merkezi ile ilgilidir. Çakraların her biri omurilikten dallanarak büyük bir sinir hücrelerine ile bağlanırlar. Ayrıca çakralar; renkler, sesler, vücut fonksiyonları ve çok daha fazlası ile ilişkilidir.
    Mor : Taç Çakra rengidir aynı zamanda Sahasrara olarak da bilinir. Bu çakra başın üst kısmında yer alır. Taç çakra; baş, sinir sistemi, beyin ile bağlantılıdır ve saf düşünceyi temsil eder.
    Çivit : Kaş veya Üçüncü Göz Çakra rengidir aynı zamanda Ajna olarak da bilinir. Bu çakra başın üst kısmında yer alır.
    Mavi : Boğaz Çakra rengidir ayrıca Viduddha olarak da bilinir. Bu çakra boğazda bulunur, boğaz, boyun, eller ve kollar ile bağlantılıdır. Boğaz Çakra konuşma ve işitme ile bağlantılıdır, ruhsal iletişimi teşvik eder.
    Yeşil : Kalp Çakra rengidir ayrıca Anahata olarak da bilinir. Bu çakra göğüs bölgesinin merkezinde yer almaktadır. Kalp, akciğerler, dolaşım sistemi ve kalp pleksus ile bağlantılıdır.
    Sarı : Solar Plexus Çakra rengidir ayrıca Manipura olarak da bilinir. Bu çakra mide bölgesinde yer almaktadır. Mide bölgesindeki organlar ve kas sistemi ile bağlantılıdır.
    Turuncu : Sakral Çakra rengidir ayrıca Svadhisthana olarak da bilinir. Bu çakra karın altında bulunan, genital bölgeye yakındır. Sakral Çakra cinsel organlar ile bağlantılıdır.
    Kırmızı : Tabani veya Kök Çakra rengidir ayrıca Muladhara olarak da bilinir. Bu çakra omurganın en alt kısmında bulunur ve bize evrensel enerjilere bağlanmak için olanak sağlar.

    20 Ekim 2013 Pazar

    Etkili CV Hazırlama ve Mülakat Teknikleri


    CV Nedir?
    Kısacası CV; niteliklerinizin, becerilerinizin, deneyimlerinizin ve başvurduğunuz konu ile ilgili diğer özelliklerinizin yer aldığı açık ifadeli ve kolay anlaşılan, okuyan kişiyi etkilemeye yönelik bir özettir.

    Mükemmel CV
    Her kapıyı açan sizi anında iş sahibi yapan mükemmel CV diye birşey yoktur. Bir özgeçmişin tek amacı sizin bir öngörüşmeye çağırılmanızı sağlamaktadır. Bu nedenle mükemmel CV mülakata çağırılmanızı sağlayan CV dir diyebiliriz.

    CV'nin Görevi
    CV nin görevi kapıyı aralamaktır. Kapı aralandıktan sonra içeri girmekse; sizin kişiliğinize, becerilerinize, zekanıza ve elbette işe uygunluğunuza kalmıştır.

    Bir CV'de İlk İzlenim
    CV niz gelecekteki işvereninizin sizin hakkındaki ilk izlenimidir. İlk izlenimizi silmek ve değiştirmek mümkün olmadığı gibi, 'İLK' izlenimin aynı zamanda 'DOĞRU' izlenim olması çok önemlidir.

    İşverenin Gözüyle CV
    İşveren hergün onlarca hatta yüzlerce iş başvurusu ile karşı karşıya kalır. Özellikle iş ilanı verdiği zaman gelen CV leri detayları ile okuyup işe uygun niteliklerinizin olup olmadığını görmek için zaman yoktur. Gelen CV lere göz atılır ve önceden belirlenmiş anahtar noktalara bakılır. Örneğin; yaş, deneyim, nitelik, düzgün yada kötü bir CV, çok kısa yada çok uzun CV gibi. Anahtar tarama alanına uygun olmayan CV, benzerleri gibi çöp kutusunu boylar.

    Doğru CV
    İyi hazırlanmış bir CV, tasarımı ve sunumu ile yüzlercesi arasından farkedilmeyi sağlamalıdır. CV; sade, net, iyi düzenlenmiş ve konu ile ilgili olmalıdır. Deneyimleriniz, beceleriniz ve eğitiminiz ile ilgili önemli noktalara işaret etmelidir.

    CV'nizin Yönetici Tarafından İncelenmesi
    Ön elemeden geçen CV 'ler konu ile ilgili bir yöneticiye iletilir. Yöneticiler kendilerine iletilerin CV'lerin miktarına ve zamanına göre bir süre inceler, şanslı iseniz tümünü okur. Tümünü okuması için sağlanacak olan şey,  aranılan nitelikleri taşıması kadar ilginç olması, diğerlerinden farklı ve yaratıcı olmasıdır.

    Hedef Odaklı CV
    Bu nedenle CV'nizin sadece farkedilir olması değil, hedefe odaklı ve doğru bilgi sunulması gerekir. CV sizin kişiliğinizin aynasıdır. Gelecekteki yöneticinize sizin; faydalı, yaratıcı, düşünme ve fikir üretme konusunda ikna edebilmelidir. CV'niz bunu sağlarsa, nihai listeye ve hatta mülakata davet edilecekler listesine girebilirsiniz.

    CV Hazırlamanız İçin 14 Öneri
    1. Hedefe odaklanın
    İyi bir CV hedefe ve işe odaklanmış olmalıdır. Çok zeki yada şirin görünmeye çalışmayın. Sonuçta işverenden değerli vaktini ve parasını sizin diğer başvuranlardan daha iyi olduğunuza karar vermesi için harcamasını istiyorsunuz.  İşveren sizin; deneyimlerinizin, becerilerinizin ve eğitimizin yeterliliğine bakacaktır. Esprilerinize değil.

    2. Uzunluk
    Yeni mezunlar ve 1-2 yıl iş deneyimi olanlar için; 1 sayfa, deneyimliler için en fazla 2 sayfa olmalıdır.CV'de 3.sayfa sadece yayınlanmış eserler, verdiğiniz yada kattığınız eğitimler, konferanslar gibi listeler için kullanılmalıdır. Ön mektup kesinlikle 1 sayfayı aşmamalıdır.

    3. Yazım kuralları ve noktalama işaretlerine dikkat edin
    İfade bozuklukları, dilbilgisi hataları, yazım ve noktalama işareti hataları CV'niz ne kadar iyi olursa olsun dikkatsiz ve özensiz olduğunuza işaret eder. Kullandığınız dil; anlaşılır ve yalın olsun. CV'nizi yazdıktan sonra birkaç kere okuyun ve dikkatli bir yakınınıza da okutun. Sizin gözünüzden kaçanları o görebilir.

    4. Sayılar önemlidir
    Sayılar çarpıcıdır ve akılda kalır. CV'nizde sayı kullanın. Bir sayı bazen on sözcükten daha fazla şey ifade eder. Örneğin; satışların artmasına katkıda bulundum yerine, satışların %45 artmasında payım oldu daha çarpıcıdır.

    5. İlanda satır aralarına dikkat edin
    İlanı dikkatli okuyun, tekrar okuyun. İlanda aranan yapıya uygun bir CV hazırlayın. Her farklı işbaşvurusu için ayrı bir CV hazırlamanız gerekebilir. Özellikle farklı alanlarda deneyimli iseniz. Ancak CV'nizin yanlış yönlendirici olmamasına dikkat edin. İlanda işverenin kullandığı sözcüklere, vurguladığı niteliklere dikkat edin. Hazırladığınız CV veya mektupta bu sözcükleri veya eş anlamlıları kullanın. Mümkünse şirketin web sitesini inceleyerek kurum yapısı ve kültürü hakkında bilgi edinin. Bu bilgileri CV'nizi hazırlarken kullanabilirsiniz.

    6. Pozisyonun size uygun olması önemlidir
    Eğer ilan sizin sahip olduğunuz nitelikler ile uyuşmuyorsa, boş yere CV'nizi göndermeyin. Çünkü; çöpe gidecektir. Gereksiz yere karşı tarafında vaktini boşa harcamış olacaksınız.

    7. CV bir satış aracıdır
    Kendizi, becerilerinizi, yeteneklerinizi ve deneyimlerinizi değil, bütün bunların işverene sağlayacağı faydayı sattığınızı unutmayın. Abartmadan ama canlı ve yaratıcı olun. Sizi işe almakla işverenin neler kazanacağını vurgulayın.

    8. CV'niz güzel ve temiz görünmeli
    Temiz, sade ve basit bir format kullanın. Microsof Word ve benzeri programlardaki hazır formatları kullanacaksanız, en sade olanını tercih edin. Süslemeler, bol renk ve konsrattan kaçının. CV'niz kolay okunur olmalı. CV'nize yakın tarihlerde çekilmiş bir fotoğrafınızı eklerseniz, daha iyi olur. Ancak; dikkat fotoğrafınız işe yönelik ve yakın tarihli olmalıdır. 10 Yıl önceki haliniz değil. Çok önemli bir nokta, CV'nizde süslü fontları kesinlikle kullanmayın. Standart fontların dışına kesinlikle çıkmayın. Alıcının bilgisayarında sizin kullandığınız fontlar yoksa, sadece karakter çorbası olarak gözükecek ve çöp kutusunu boylayacaktır.

    9.Yakın zamanda yaptıklarınızdan bahsedin
    Hayallerinizden yada bebekliğinizden değil. Pozisyonla ilgili önemli bilgileri öncelikle yazın. Konu ile ilgili olmayan deneyimlerinizi yazmayın yada çok kısa bir cümle ile yazın.

    10. Dürüst olun
    Fazla gelişmiş hayal gücüne dayalı CV'lerin sahipleri eninde sonunda kendilerini zor durumda bulurlar. Gerçekleri abartarak yada yalan söyleyerek girdiğiniz bir işte heran yalanınızın ortaya çıkması korkusuyla çalışmaya değer mi? Saklayacak çok şeyiniz olduğu için böyle bir ortamda ne yöneticinizle nede diğer çalışanlarla iyi iletişim kurmanız mümkün olmayacaktır. Gerçek olmayan beyanda bulunmak sizin güvenilirliğinizi ve itibarınızı da zedeleyecektir.

    11. Kurallara uyun
    CV'nizi ilanda istenilen nitelikte hazırlayın. Referans numarası verilmiş ise mutlaka yazın. Eğer e-posta ya da faks ile gönderebileceğiniz belirtilmiş ise, dilediğiniz şekilde gönderin. İlanı iyi okuyun.

    12. Tekrarlardan kaçının
    CV'nin içinde yer alan bilgileri ön yazıda tekrarlamayın. Bu bir ön yazı kısa ve hedefe odaklanmış olmalı. Kendinizi kısaca tanıtın, kendinizi işe uygun görme nedenleri ile ilgili deneyimlerinizi çok kısa belirtin. İş ve şirket hakkındaki ilginizi ve heyecanınızı gösterin. Ön yazıyı başvuruya cevap beklediğinizi , görüşmeye istekli olduğunuzu  saygı (Saygılarımla) ile belirtin.

    13. E-posta kullanırken dikkatli olun
    E-posta ile iş başvurusu yapmak hızlı ve ucuz yöntem ama bazı noktalara dikkat edilmezse çöpe gitmesine sebep olabilir. Eğer birden fazla işe başvuru yapıyorsanız, her birisine ayrı ayrı e-posta yolu ile gönderin. Kesinlikle aynı e-posta da birden fazla iş adresi bulundurmayın. Her işveren kendisini özel hissetmek ister. E-posta programında düz yazı şeklinde hazırlanan CV'leri hazırlamak zordur. Ayrıca Türkçe font problemi de çıkabilir. CV'nizi ve önyazınızı mutlaka Microsoft Word gibi bir programda hazırlayıp e-posta ile ek olarak gönderin. Ancak e-posta da ne olduğunu konu kısmında belirtin. CV'nizi kaydederken vereceğiniz isim siz ait olsun. Örnek;  ''CV-TugbaKulekci.docx ''
    CV ya da Özgeçmiş gibi anlamsız bir sözcük kullanmayın. Herkes aynı adla gönderirse kaydedilmesi mümkün olamaz. Ve son olarak e-postanızın alındığına dair bilgi isteyin.

    14. İş ilanı ve kariyer siteleri
    Günümüzde artık en etkin ve en çok kullanılan yöntemler arasında iş ilan siteleri gelmektedir. Şirketler bu konuda profesyonel hizmet veren şirketlerle çalışmaktadır. Gazete iş ilanları artık günümüzde pek kullanılmamaktadır. İnternetin yaygınlaşmasıyla şirketler artık tüm Türkiye'de hızlı, verimli ve hedefe odaklı doğru personeli bünyesine katabilmek için bu profesyonel web sitelerini kullanmaktadırlar. Bu ilan siteleri gün geçtikce büyüyerek daha verimli ve aktif CV havuz sistemine sahip olmaktadırlar. Bu sebepten dolayı iş arayan personel ve hızlı bir şekilde kategorilere ayırarak kendine uygun iş ilanlarına ulaşabilmektedir. İş ilan web siteleri üzerinden başvurulan ilanlarda da kesinlikle ilanı dikkatlice okuyup daha sonra istenilen özelliklere göre başvuru yapmaya özen gösterin. Bu sitelerin en büyük özelliği ise; CV'lerinizin bir veritabanın da tutulmasıdır. Bunun en büyük artılarından biri ise, herhangi bir CV içeriğinde güncelleme yapmanız durumunda bu en güncel hali ile anında web portallarında güncellenebilmesidir. Ve havuz da duran bu CV'leriniz şirketlerin insan departmanları tarafından sürekli incelenebilmesidir.

    CV'de Dikkat Edilecek Noktalar
    1. Etkileyici olmasına dikkat edin ama hayal gücünüz fazla açılmasın.
    2. CV'nizi kısa tutun. En fazla 2 sayfa.
    3. Detaya ve seçtiğiniz sözcüklere çok dikkat edin.
    4. El yazısı kesinlikle kullanmayın. Bilgisayar programında veya iş başvuruları için hazırlanmış web sitelerinde hazırlayın.
    5. Yazım, noktalama ve dilbilgisine dikkat edin.
    6. CV'nizde ilanla ilgili bilgiler olsun.
    7. Tarihlere göre sıralamada arada büyük tarih atlamaları olmasın.
    8. Sade ve kolay okunur olsun.
    9. Standardın dışında bir format kullanın.
    10. Yaratıcı pozisyonlar için yaratıcı davranın.

    Özgeçmişin Bölümleri
    1. İletişim Bilgileri
    2. Eğitim
    3. İş Deneyimi
    4. Yabancı Dil
    5. Bilgisayar
    6. Diğer Yetkinlikler
    7. Üye olunun Dernek/Kuruluşlar
    8. Hobiler/Aktiviteler
    9. Kişisel Bilgiler
    10. Kariyer Hedefi
    11. Referanslar


    Özgeçmiş (CV) Çeşitleri

    1.  Fonksiyonel  (İşlevsel) CV : bu format daha çok becerilerini ve başarılarını ön plana çıkarmak isteyen kişiler tarafından tercih edilir. Eğer uzun süre çalışma hayatına ara vermişseniz yada aynı alanda çok iş değiştirmiş iseniz, gene bu formatı kullanmanız yararlı olabilir. Bu şekilde okuyanın dikkatini tecrübeniz ile çekmiş olursunuz.
    2.  Kronolojik (zaman sıralı) CV: Günümüzde en sık kullanılan CV şeklidir. Bu formatta kişi aldığı tüm eğitimleri ve iş tecrübelerini en son iş tecrübesinden ve eğitiminden bir tarih sırası ile yazar. Bu nedenle inceleyen kişi sizin geçmişinize ait bilgileri kolayca anlayabilir.


    Mülakat Rehberi
    Mülakat nedir? Mülakat iki kişi yada bir kişi ile bir grup arasında sözlü bilgi alışverişidir. Belirli bir amaç doğrultusunda yapılan yüz yüze görüşmedir. Bu bilgi alışverişi genellikle planlanıp yapılmaktadır. İki tarafında konuşma ve dinlemesini içerir. Mülakatlar tek tip olamaz ve birkaç çeşit mülakat ile karşılaşmanız olasıdır.
    Bunlar sırası ile;

    1. Standart Görüşme : Görüşmeci sorucağı soruları önceden hazırlar. Görüşmeye başlamadan önce aday hakkında mevcut bilgi kaynaklarını inceler. Belirli soru kalıplarına bağlı olduğu için esneklikten yoksun oluşu ve adayın yeteneğini belirlemekten yetersiz kalışı yöntemin eleştirisi olarak gösterilebilir. Diğer adıda Planlı Görüşmedir.
    2. Serbest Görüşme : Önceden herhangi bir soru kalıbı hazırlanmaksızın yapılan görüşme türüdür. Görüşmeci adayın; görüş, duygu ve düşüncelerini özgürce anlatmasına fırsat tanır. Görüşme standat görüşmeye karşı, daha esnek tutulmakta, daha canlı ve esnek görülmektedir. Görüşmecinin geniş bir bilgi deneyim gücüne sahip olması gerekir. Aksi halde adayın davranış ve kişilik değerlendirmelerinde yanlışa doğru gidilebilir.
    3. Baskıcı Görüşme : Adayın dengesini nasıl koruduğunu, uyum yeteneğini ve beklenmeyen olaylar karşısında nasıl davranacağını göstermek için yapılan görüşme türüdür. Adayın kendi kendine kontrol yeteneğini ölçer. Daha çok yönetici seçiminde kullanılır.
    4. Grup Görüşmesi :  Daha çok yönetici seçiminde özellikle zaman kaybını önlemek için kullanılmaktadır. Adayın girişimciliği, yeni koşullara uyabilmesi gibi davranışları kolaylıkla gözlenebilmektedir. Görüşmeci bir grubu karşısına alır ve doğru yanıt veren işin yeteneğine uygun olanlar seçilir.
    5. Komisyon Görüşmesi : Birden fazla görüşmecinin bir araya gelerek adaylarla tek tek görüşmesi şeklindedir. Farklı uzmanlık alanlarından oluşan kişiler bir araya geldiğinden adaylar hakkında daha sağlıklı değerlendirmelerin yapılması mümkün olmaktadır.

    Bir Şirketin Adaylarda Aradığı Özellikler Nelerdir?
    1. Kendine güven ve kendini motive etme yeteneği
    2. Kendini tanımak değerlerinin farkında olmak
    3. Zeka
    4. Dikkat
    5. Eleştirel düşünme sorun çözme becerisi
    6. Takım çalışması, iletişim becerisi
    7. Öğrenme hevesi
    8. Profesyonellik
    9. Liderlik
    10. Esneklik
    11. Kurumsal kültüre uyum
    12. Yeteneklerini doğru kullanmak
    13. Stratejik analiz
    14. Sözlü yazılı ifade
    15. Kararlılık
    16. Delegasyon- sorumluluk verme
    17. Gişimcilik
    18. Bağımsız çalışma becerisi
    19. Dinleme becerisi
    20. Sunum becerisi
    21. Öğrenebilme ve öğretebilme kapasitesi
    22. Planlama ve organizasyon becerisi
    23. Duyarlılık
    24. Azim
    25. Teknik ve teorik bilgi
    26. Pratik bilgi
    27. Verimlilik
    28. İnisiyatif kullanma
    29. Yöneticilik yeteneği
    30. Kaynakları organize edebilme ve etkin kullanma
    31. Uyum
    32. Enerji
    33. Yenilikçilik
    34. Dürüstlük
    35. İş ahlakı
    36. Kişilik
    37. Donanım kullanımı

    İş Görüşmesine Gitmeden Önce Neler Yapmalıyız?
    1.  Firmayı tanıyın. İnternetten veya tanıdıklarınızdan firma hakkında bilgiler edinin. Şirket hakkında bilgi edinmiş olduğunuzu farkeden görüşmeci bunu olumlu puan olarak kaydedecektir.
    2.  Şirketin yerini öğrenin ve nasıl ulaşabileceğiniz konusunda emin olun. Ayrıca firmanın telefonu da herhangi bir geç kalma durumunda yanınızda bulunmalıdır.
    3. Mülakatı yapıcak olan kişinin ismini ve pozisyonunu tam olarak öğrenin ve not alın. Gerekirse görüşme esnasında isim ile hitap edebilirsiniz.
    4.  İş görüşmesine çok erken gelmek adayın heyecanlı olduğu göstergesidir. İş yerine çok erken gitmeyin. En fazla 10 dakikayla sınırlandırabilirsiniz.
    5.  Yanınızda mutlaka kalem ve not alabileceğiniz bir defter bulundurun.


    Mülakat Hazırlığı
    İş görüşmesinin başında mülakatçı, havayı yumuşatmak nedeniyle size sohbet niteliğinde sorular sorabilir. Mülakat sırasında mülakatçının yaklaşımı ne olursa olsun, siz resmiyetinizi bozmayın.

    İş Görüşmesi
    İş görüşmeleri; giriş , gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur. Mülakatın giriş aşamasında çoğunlukla mülakatçı sizi dinlemeyi arzu eder. Profesyonel niteliklerinize ve tecrübelerinize yoğunlaşmayı tercih eder. Gelişme aşamasında profesyonel nitelikleriniz ve tecrübeleriniz ile ilgili verdiğiniz bilgiler hakkında sizden daha fazla bilgi toplamaya çalışır. Sonuç aşamasındaydı görüşmeci firmayı ve pozisyonu detaylı olarak anlatır. Eğer mülakat performansınız mülakatı yapan görüşmeci tarafından beğenilirse pozisyonun maddi imkanlarına da yer verilir.

    Mülakatta Beden Dilinin Önemi
    İlk izlenim çok önemlidir. Kılık kıyafetiniz özenli olmalıdır. Kendinize güven göstergesidir. Konuşurken içten ve samimi davranılmalıdır.

    Mülakat Performansınızı Artırmak İçin Temel Kurallar
    1. Kendinizden emin bir ifade ile el sıkışın.
    2. Hafifçe gülümseyin.
    3. Oturulacak yer gösterilmesini bekleyin.
    4. İkram edilse bile, asla sigara içmeyin.
    5. Saate bakmamaya özen gösterin.
    6. Sorulara cevap verirken göz teması kurmaya özen gösterin.
    7. Eğer aynı anda birden fazla görüşmeci varsa, hepsi ile belirli aralıklarla göz teması kurmaya çalışın.
    8. Dürüst olun, bilmiyorum demekten çekinmeyin.
    9. Kariyeriniz ile ilgili bilgi saklamayın ve yanıltıcı bilgi vermekten kaçının.
    10. İstekli olduğunuzu mümkün olduğu oranda gösterin.
    11. Ücret, İzin, Sosyal haklar hakkında size iş teklifi yapılmadıkca soru sormayın.


    Mülakat Esnasında Sorulabilecek Muhtemel Sorular
    1. Kendinizden bahseder misiniz?
    2. Üniversite seçiminizi belirtir misiniz?
    3. Şirketimiz hakkında neler biliyorsunuz?
    4. Neden bizimle çalışmak istiyorsunuz?
    5. Bizim için diğerlerinden farklı ne yapabilirsiniz?
    6. Stres ortamında rahat çalışabilir misiniz?
    7. Maaş beklentiniz nedir?
    8. Kendinizde beğendiğiniz ve beğenmediğiniz yönler nelerdir?

    Mülakatta Son Aşama
    Son hazırlıklar için yapmanız gerekenler ise becerileriniz üzerinde düşünün, geçmiş deneyimleriniz üzerinde odaklanın, mülakat yapacağınız kişinin sorularını tahmin etmeye çalışın ve vereceğiniz cevapları çalışın.

    Faydalı olması dileğiyle,

    Başarılar Dilerim.

    Tuğba KÜLEKÇİ
    Grafik&Web Tasarım Eğitmeni

    1 Ekim 2013 Salı

    Sizinde Bir Web Siteniz Olsun

    #TasarımHayattır hastagiyle senden istenilen bilgileri mention yaparak paylaş! Yapılan çekiliş sonunda size özel web site tasarımı sahibi olacaksınız :) #RT #sürpriz #hediye #çekiliş #blog #katılkazan #webtasarım

    Çekiliş: 2 Ekim- 15 Ekim tarihleri arası için geçerli olacaktır. Çekilişi kazanan şanslı kişi random.org tarafından seçilerek, 16 Ekim saat 00.00 da twitter ve blogger adresimizden yayınlanacaktır.
    Web site tasarımında, 1 yıllık Domain ve Hosting ücretleri tarafıma aittir..


    Sizde bir web siteniz olsun istiyor musunuz? O halde çekiliş şartlarını açıklayalım..

    1)  Blogger sayfamı izlemeye alın. ( tugbakulekci-design.blogspot.com/ )                          (+1 puan)
    2)  Blogger sayfamı twitter da paylaşın.  (tugbakulekci-design.blogspot.com/ )                  (+1 puan)
    3)  Twitter sayfamı izlemeye alın. ( https://twitter.com/TugbaKulekci )                               (+1 puan)
    4)  Twitter ve Facebook sayfalarınız da bu linki paylaşın : ( www.tugbakulekci.com.tr )      (+3 puan)

    5)  Size ulaşabilmemiz için;  paylaşım yaptığınız sayfaları takip ettiğiniz isim ile , E-mail adresinizi de ekleyerek bu postun altına #TasarımHayattır hastagiyle yorum yazarak bırakmayı unutmayınız..

    Bol Şanslar..

    29 Eylül 2013 Pazar

    Google kuralları takip etmez

    GOOGLE' IN  LOGOSUNUN PERDE ARKASI

    Google 'ın Ocak 1998'de kurulduğunda logosu bir tasarımcı tarafından hazırlanmadı. Zaten buna ayıracak bir bütçeleri de yoktu. Logo, Google'ın kurucularından Sergey Brin tarafından tasarlanmıştı. Brin, ilk logoyu tasarlarken, ücretsiz grafik programı olan GIMP'den indirerek başladı. Brin logosunun Yahoo'nunkine benzemesini ancak daha dikkat çekici olmasını istiyordu. Böylece Google'ın her harfini ayrı bir renkten seçerek hazırladı. Bu logo 2009'a kadar pek fazla  değişmedi.

    GOOGLE' IN  "L" HARFİ NEDEN YEŞİL?

    Google'ın kurucularından olan Sergey Brin 2009 yılında Ruth Kedar yeni logo tasarımı için anlaştı. Yeni logo ancak 2010'da resmi logo olarak kabul edildi. Google'ın logo tasarımcısı Ruth Kedar, "Yeni logoyu tasarlarken en çok renk konusunda zorlandım. İlk logo o kadar rekliydi ki, renklerden vazgeçmeden logoyu sadeleştirmek için ben de renk denizine daldım" dedi. Ruth Kedar, sonunda ‘L' dışındaki tüm harfleri ana renk ‘L' harfini ise ara renk yapmaya karar verdi. Logoda sadece ‘L'de ara renk olan yeşilin kullanılmasının amacı ise "Google kuralları takip etmez" sözünü doğrulamaktır.